"Her derde deva olan ‘Çedene Kahvesi’nin tanıtımı yapılmalı"
Elazığ’ın yöresel lezzetlerinden olan ve birçok hastalığa şifa kaynağı olduğu belirtilen ‘Çedene Kahvesi’ne ilgi büyük. Esnaf ise ‘Çedene Kahvesi’nin tanıtımının daha iyi yapılmasını istiyor.
Genel olarak Elazığ ve Gaziantep illerinde yetişen çedene (menengiç), önemli yerel lezzetlerden ve önde gelen kültürel simgeden biri olarak biliniyor.
Elazığ'ın vazgeçilmez damak tatlarından olan Çedene Kahvesi'ne ilgi büyük. Bu kahvenin saç dökülmesine, ağız kokusu, mide ağrıları ve ayak terlemesi gibi birçok hastalığa şifa kaynağı olduğunu belirtiliyor. Elazığ Kapalı Çarşı esnafı ise Çedene Kahvesi'nin tanıtımının daha iyi yapılması gerektiğini söylüyor.
Kapalı çarşı esnafından Furkan Polat, "Genel olarak çedene Elazığ ve Gaziantep yörelerinde yetişen bir üründür. Bildiğimiz diğer isimleri ise çitlembik ve menengiç deniliyor. Çedene denildiği zaman akla gelen şey şu olmalı, Antep fıstığının aşılanmamış hali. Yani işlem görmemiş haline çedene deniliyor. Ekilerek yetişen bir bitki değildir doğal olarak kendisi yetişir. Bir ağaçtan yaklaşık 3 veya 4 çuval çedene yetişe bilir. Sıcak bir ortamda kavurularak kahve şekline getirilir. Çedene hücre yenileyici özelliğe sahip olduğu için yaraların erken iyileşmesini sağlıyor. Ayak kokusunu ve ağız kokusunu gidermeye yarıyor. Bunların haricinde öksürüğün kesilmesini de sağlıyor. Enfeksiyon gibi hastalıklara birebirdir. Tanıtımı iyi yapılamadığı için dışarı illerde fazla tüketilmiyor. Bunun tanıtılmasını istiyoruz." dedi.
Çedene'nin yetişme şartlarını anlatan Mustafa Altuğ ise "Normal ağaç gibi ekiliyor. Son bahar mevsiminde toplanılır ve kahve aşamasına getirilir. İçine neredeyse hiç katkı maddesi katılmaz. Türkiye'nin birçok yerinde menengiç olarak bilinir. Daha çok Elazığ'da tüketilir. Çerez gibi yenilerek tüketimi de oldukça fazladır. İnsanı gayet rahatlatan bir içecektir. Su ve sütle karıştırılarak içilir. Gelen vatandaşlar çok beğeniyor. Bunun için daha iyi bir şekilde tanıtımının yapılmasını istiyoruz." diye konuştu. (Ebubekir Yavuz- İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Malatya Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Eğitim Merkezi kursiyerlerince hazırlanan çini ve tezhip eserlerinden oluşan "İki Sanat Tek Miras" sergisi Taşhoran Kültür ve Sanat Merkezi'nde açıldı.
UNESCO tarafından "Yaşayan İnsan Hazinesi" unvanına layık görülen, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü sahibi hattat ve ebru sanatçısı Fuat Başar, bilim ve sanatın birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini vurgulayarak, "Sanat önce doğru olmalıdır, sonra güzel olmalıdır." dedi.
Bugün kapılarını açan kütüphaneye sabahın ilk saatlerinde yoğun ilgi gösteren öğrenciler, kütüphaneyi çok beğendiklerini dile getirerek Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er'e teşekkür ettiler.
Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre 2025 yılında kütüphanelerdeki toplam kitap sayısı 117 milyon 981 bin 58'e ulaşırken, üniversite kütüphanelerindeki elektronik kitap sayısı yüzde 17,1 arttı. Aynı dönemde yayımlanan kitap sayısı ise yüzde 10,1 yükselerek 80 bin 921 oldu.