İstanbul Havalimanı'nda İETT tepkisi
İstanbul Havalimanı'ndan farklı bölgelere yolcu taşıyan H kodlu otobüslerin belirlenen saatlerde sefer yapmaması, keyfi olarak sefer iptallerinin yapılması ve gece uzun aralıklarla seferlerin yapılmamasına yolculardan ciddi tepki geldi.
Akşam mesai bitiminde evine gitmek veya yaptığı bir yolculuk sonrasında toplu taşıma ile evine ulaşmak isteyenler, sefer saatlerinin belirlene saatlerde yapılmamasına tepki gösterdi. Vatandaşlar, yaşanan sefer aksaklıkları ile ilgili gerekli kurumları aramasına rağmen ya muhatap bulamıyor veya "otobüs yönlendiriyoruz" denilmesine rağmen aradan uzun süre geçmesine rağmen herhangi bir işlem yapılmamasında dert yanıyor.
"Yaşanan aksaklıklardan herkes rahatsız"
İzmir'den İstanbul'a gelen ve evine gitmek için kullanması gereken H-6 kodlu otobüsü yaklaşık 2 saat beklemesine rağmen gelmediğini ve akıllı duraklarda yazılan otobüs saatlerinin sürekli ertelendiğini belirten Cemal Çınar, herkesin kendisi gibi yaşanan aksaklıklardan rahatsız olduğunu dile getirdi.
Yolculardan Orhan Şengül de, "Bir saatten beridir burada otobüs bekliyorum. Belediye yetkililerini aradık onlar da araç yönlendireceğini söylediler ama gelen olmadı." dedi.
"İptal edilen seferlerle ilgili bilgi verilmiyor, verdiğimiz paranın karşılığında hizmet alamıyoruz"
İsmini vermek istemeyen havalimanı çalışanlarından bir vatandaş ise sürekli yaşadığı aksaklıklara tepki göstererek şunları söyledi:
"Şu anda tam 50 dakikadır H-6 seferinin gelmesini bekliyoruz. 50 dakika... Soğuk hava ve rüzgâr esiyor. Buradaki herkes İETT'yi aradı. Her zamanki gibi sadece şikâyet alıyorlar. Peşinden 'şikâyetiniz alınmıştır' diye bir SMS atıyorlar. Sonrasında bakıyorsunuz ki herhangi bir şey yapılmamış. Hep 'geç gelen otobüs için, yaşanan aksaklık için özür dileriz' deniliyor. Özellikle havalimanı hatlarında kullanılan otobüslerin çoğu eski. Bakımları yapılmadığı için yazın sıcaktan kayış koparıyorlar. Otobüs şoförleri defalarca itiraf edip 'taşeronlar otobüslere bakmıyor' dediler. Şoförler ralli yapar gibi otobüs kullanıyorlar. Kışın da 'yan yattı çamura battı' mazereti var. Şu anda bir otobüs seferi iptal oldu ve uygulamada seferin iptal edildiğine ilişkin en ufak bir bilgi yok. Bir sefer iptal ediliyor ve sonrasında aradığımızda bir sonraki sefer 02.50'de deniliyor. Ben saat 00.10'daki seferi bekliyorken bana 02.50'de sefer olacak deniliyor. 2 buçuk saat nasıl bekleyeyim? Utanmadan bana bunu söyleyebiliyor. Ben 'siz şu anda verdiğimiz paralarla maaşınızı alıyorsunuz' diye tepki gösterince telefonu yüzüme kapatıyor. Nasıl olur da telefonu yüzüme kapatabiliyor. Ben vatandaşım ve bana yapılan haksızlığın hesabını soruyorum. Mavi karta 770 lira para veriyorum. Otobüse binmek için karşılığında para veriyorum. Koca İETT'yi nasıl olur da taşeron firmaya bırakıyorsunuz? 150 yıllık İETT'nin canına okumuşlar." (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
İzmir'in Konak ilçesinde bulunan Basmane Camii ve Basmane Garı ışıklarında yaklaşık 2 yıldır elindeki yazılarla vatandaşlara hatırlatmalarda bulunan emekli imam Yusuf Demirci, yaptığı çalışmanın "emr-i bil maruf ve nehy-i anil münker" kapsamında farz olduğunu belirterek, "İslam'da 'banane' diye bir şey yoktur." dedi.
FİMED Yönetim Kurulu Üyesi Muhammed Ebu Taqiye, sözde ateşkes sürecinde işgal rejiminin bin 400'den fazla Filistinliyi şehid ettiğini, 4 binden fazla insanı yaraladığını, ateşkes öncesinde yüzde 45'ini işgal ettiği Gazze topraklarındaki hâkimiyetini yüzde 70'e çıkardığını söyledi.
Peygamber Sevdalıları Vakfı Genel Başkanı Molla Beşir Şimşek, Türkiye genelinde düzenledikleri "Hayat Namazla Güzeldir" etkinlikleriyle binlerce çocuğa namaz ibadetini öğretmeyi, namaz sevgisi kazandırmayı ve güzel ahlakla yetişmelerine katkı sunmayı hedeflediklerini söyledi.
İnşaat Mühendisi Selman Zengin, riskli yapıların tespit edilmesi ve gerekli önlemlerin alınmasının yanı sıra toplumun deprem konusunda bilinçlendirilmesi gerektiğini belirterek, depreme yapısal, psikolojik ve toplumsal açıdan önceden hazırlanılması gerektiğini söyledi.