​HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Hüseyin Yılmaz, "İslam coğrafyasında İsmaillerimiz boğazlanıyor; mezhep ve meşrep uğruna kurban oluyor." diyerek İslam ümmetinin ümmet bilincine ve şuuruna erişmesi gerektiğinin altını çizdi.

Emperyalist ülkelerin fitne ve fesatlarıyla İslam coğrafyasının birbirine karşı düşman kesildiğini söyleyen HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Hüseyin Yılmaz, "İslam coğrafyasında İsmaillerimiz boğazlanıyor; mezhep ve meşrep uğruna kurban oluyor." dedi.

Peygamber Sevdalıları Platformu’nun geleneksel hale getirdiği Bayramlaşma Merasimine katılan HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Hüseyin Yılmaz, bu bayramların ve bayram gibi vesilelerinin birlik ve beraberlik şuurunun oluşması için bir araç olduğunu söyledi.

6-8 Ekim olaylarında Kurban eti dağıtırken HDP/PKK’lilerce vahşice katledilen Şehid Yasin Börü ve arkadaşlarını hatırlatan Yılmaz, Kurban Bayramı’nı amacından saptırmaya çalışan sözde sanatçı ve hayvan hakları savunucularının tutumuna karşı da değerlendirmelerde bulundu.

ABD’nin Türkiye’ye karşı yaptırımları sonucu yaşanan ekonomik dalgalanmanın kurban alımında STK’ları zor duruma düşürdüğünü ifade eden Yılmaz, "Biran önce ümmet bilincine erişmemiz lazım ki, İslam düşmanlarının her türlü oyununa, fitnesine karşı biz güçlülüğümüzü koruyabilelim." mesajını verdi.

İslam ümmetinin ümmet bilincine ve şuuruna erişmesi gerektiğinin altını çizen Yılmaz, "İslam ümmetinin bayramını tebrik ediyoruz. İçinde bulunduğu bu halden, bu zilletten bir an önce kurtulmasını, İslami şuur ve ümmet bilincine, kardeşlik şuuruna ve bilincine ulaşmasını temenni ediyorum. Bizim en büyük eksikliğimiz şu an budur. Küfür tek milletken maalesef Müslümanlar paramparça, dağılmış, gücü ve kuvveti gitmiş. Bundan dolayı da küfür karşısında, İslam düşmanları karşısında izzetini muhafaza edemiyor, zelil bir durumda. Coğrafyamız kan ağlıyor, bombalar patlıyor, evlerimiz yıkılıyor, ocaklarımıza ateş düşüyor, çocuklarımız yetim kalıyor."

Yaşanan bu durumun sebebinin Müslümanların birlik ve beraberlik şuurundan yoksun olması olduğunu söyleyen Yılmaz, "Bayramlar ve bayram gibi vesileler birlik ve beraberlik şuurunun oluşması için bir araçtır, bir gereçtir. Maalesef biz bayramlarımızı bile bayram gibi kutlayamıyoruz. Bir arada sevinç içerisinde yâd edemiyoruz. İslami camia ve cemaatlerimiz herkes kendi için bayram ediyor, herkes kendi yanında bayram ediyor. Bir şehirdeki, bir ilçedeki, bir köydeki herhangi bir mahalledeki Müslümanların toplu olarak ortak bayram namazlarını tek bir yerde kalabilecekleri bir mekâna ihtiyaç var. Burada bizim belediyelerimize iş düşüyor. Her mahallede, her ilçede oradaki bütün Müslümanları kapsayacak bir şekilde bayram namazı için Bayramgah yapılması lazım. Cuma namazı da tek bir arada kılınabilir. Biz eğer bayramlarda, cumalarda bir araya gelebilirsek ortak bir kelime etrafında birleşebilirsek, bedenen ve ruhen bir araya gelebilirsek emin olun bu fikirsel birliğe doğru bir gidiş olacaktır. Şu an Peygamber Sevdalıları Platformu’nun yapmış olduğu bayramlaşma güzel bir etkinlik. Ümidimiz ve temennimiz bunun yaygınlaştırılmasıdır. Sadece bunun Peygamber Sevdalılarını oluşturan STK’ların katılımıyla değil diğer bütün camia ve cemaatlerin, STK’ların da benzer şekilde ortak bir platformda aynı anda bir arada bunu kutlayabilmeleri gerekiyor. O günlere Rabbim ulaştırsın." ifadelerini kullandı.

"İsmaillerimiz boğazlanıyor, mezhep ve meşrep uğruna kurban oluyor"

Yılmaz, "İslam coğrafyası öyle bir haldeki emperyalist ülkelerin fitne ve fesadıyla kardeş kardeşe düşman olmuş. Kurbanlarımızı niçin kesiyoruz? İsmaillerimizin kurtuluşu için kesiyoruz. Ama İbrahim’e gönderilen koç, bize gönderilmiyor. Niçin? Çünkü o teslimiyetimiz yok, o birliğimiz yok. Öyle bir haldeyiz ki İsmaillerimiz boğazlanıyor. İsmaillerimiz, mezhep, meşrep, ideolojiler, heva ve hevesler uğruna kurban oluyor." ifadelerini kullandı.

Yılmaz, devamında, "Rabbim bu durumdan kurtarsın bizleri. Rabbim gerçekten kurbanlarımızı kurban gibi kutlayabileceğimiz, İsmaillerimizin kurtuluşuna vesile olacak, bizleri kardeş kılacak, bizleri ümmet şuuru ve bilinci ile bir araya getirecek Kurban bayramlarına eriştirsin." temennilerinde bulundu.

"Ekonomideki bu dalgalanma ile kurban kesimi yapmayı üzerine alan camialar, STK’lar çok zor duruma düştüler"

Döviz kurundaki dalgalanmaların kurban kesimi yapmayı üzerine alan camialar ve STK’ları çok zor duruma düştüğünü söyleyen Yılmaz, "Verdikleri fiyat ile dövizdeki dalgalanmadan dolayı kurbanlarını istediği fiyata alamadılar. Ve birçok insan da bu yükselişten dolayı belki kurban kesemedi. O yüzden biran önce ümmet bilincine erişmemiz lazım ki, İslam düşmanlarının her türlü oyununa, fitnesine karşı biz güçlülüğümüzü koruyabilelim. Eğer biz tefrikaya düşersek ki Allah bizi uyarıyor, ‘Tefrikaya düşmeyin, ayrılığa düşmeyin. O zaman gücünüz, kuvvetiniz gider.’ diyor. İşte şu an o haldeyiz. Rabbim kalplerimizin arasını uzlaştırsın. Bizleri yeniden kardeş kılsın, ümmet şuuru ve ümmet bilincine eriştirsin." diye belirtti.

6-7 Ekim 2014 yılının Kurban Bayramı'da PKK/HDP'liler tarafından kurban eti dağıtırlarken şehit edilen Yasin Börü, Hasan Gökgöz, Hüseyin Dakak ve Riyad Güneş'i anan Yılmaz, "Kardeşlerimizi kurban verdik, gençlerimizi kurbanı verdik. İslam düşmanlarının gayri İslami emeller peşinde koşan, ideolojilerini din edinen yapılara, kişilere, gruplara, içimizden çıkan İslam’a ve İslami değerlere düşmanlık edenlere kardeşlerimize kurban verdik. Rabbim şehadetlerini kabul buyursun." dedi.

"Kurban Bayramı ne et bayramıdır ne de et depolama bayramıdır"

Kurban Bayramı’nı amacından saptırmaya çalışan sözde sanatçı ve hayvan hakları savunucularının tutumuna değinen Yılmaz, "Kurban Bayramı ne et bayramıdır ne ne de et depolama bayramıdır. Bu bayram sadece teslimiyettir, adanmadır, kardeşliktir. Biz bu kurban ile dökülen koçların kanları ile kardeşlerimizin kanlarının dökülmesinin önüne geçiyoruz. Fakir fukaranın bu dayanışmadan istifade etmesi gerekir. En azından ekonomik durumda fakir olan insanların, et alamayan kişilerin evlerine et girmesi sağlanıyor. Yani İslam düşmanları bunu hayvanların bir nevi katliamı gibi göstermeye çalışıyor. Bu insanlar et yemiyor mu? Onların kasaplardan aldığı etler ağaçlarda mı yetişiyor, bahçelerde mi toplanıyor? Yok. Ya da o giydikleri pahalı kürkler nereden geliyor? Bu, İslam’a düşmanlıktır. İslam’a düşmanlıklarını Hümanizm adı altında sergilemedir. İnsancılık veya hayvan hakları üzerinden kendilerini bir nevi haklı çıkarmaya çalışarak sinsice bir oyun uyguluyorlar. Müslümanlar bu tuzağa düşmemesi lazım. Kurban, her Müslümanın üzerine bir ibadettir ve bu ibadeti yerine getirmesi lazımdır." şeklinde konuştu. (Ramazan Casuk-İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler