Londra, Batı Şeria’daki yerleşim yaptırımlarına yönelik tavrını daha da sertleştirdi
İngiltere Başbakanı Andy Burnham, hükümetinin işgal altındaki Batı Şeria’daki işgalci siyonist rejim yerleşimlerinden yapılan ticareti yasaklama kararını savunarak, Londra’nın zorla yerinden edilmeye, yerleşimci şiddetine ve Filistinlilerin temel haklarının ihlal edilmesine karşı tavır aldığını söyledi.
Burnham, Parlamento’da yaptığı açıklamada, İngiltere’nin adaletsizlik karşısında sessiz kalamayacağını belirterek "İnsanların evlerinden zorla çıkarıldığı durumlarda adalete karşı değil, adaletten yana durmalıyız. Her zaman mağdurun yanında olacağız ve onları desteklemek için elimizden geleni yapacağız." dedi.
İngiltere hükümeti salı günü, işgalci siyonist rejimin işgal altındaki Batı Şeria’da kurduğu yerleşimlerden gelen tüm malların ithalatını yasaklayacağını ve şirketlerin bu yerleşimlere finansman, inşaat, altyapı, gayrimenkul ve reklam dahil hizmetler sunmasını engelleyeceğini açıkladı. Kararın yürürlüğe girmesinin 9 aya kadar sürebileceği bildirildi.
İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband ise Batı Şeria’da Filistinlilere yönelik saldırılar gerçekleştiren radikal yerleşimcileri "yerleşimci teröristler" olarak nitelendirerek, uygulanan politikaların Filistinlilerin topraklarından sürülmesine ve bölgenin demografik yapısının değiştirilmesine yol açtığını söyledi.
Miliband, Batı Şeria’da Filistinlilere ait evlerin yıkıldığını, yolların ve kamu altyapısının tahrip edildiğini ve ailelerin yaşadıkları yerlerden zorla çıkarıldığını belirtti.
İngiltere’nin kararı, işgalci siyonist rejimin Batı Şeria’daki yerleşim faaliyetlerini hızlandırdığı ve Filistinlilere yönelik yerleşimci saldırılarının arttığı bir dönemde geldi.
İngiltere’den işgalci siyonist rejime karşılık
İşgalci siyonist rejim İngiltere’nin kararına tepki gösterdi. İşgalci siyonist rejimin sözde Dışişleri Bakanı Gideon Saar, kararı kınarken İngiltere’nin Gazze’deki ateşkesin izlenmesi için oluşturulan ortak askeri merkezdeki temsilcilerini çıkaracağını ve Filistin Yönetimi güvenlik güçlerine yönelik İngiliz eğitim faaliyetlerini sonlandıracağını açıkladı.
İşgalci siyonist rejim ayrıca aralarında bazı İngiliz milletvekillerinin de bulunduğu çok sayıda İngiliz vatandaşının ülkeye girişini yasakladı. Saar, söz konusu kişileri antisemitik ve işgalci siyonist rejim karşıtı faaliyetlere dahil olmakla suçladı.
Miliband ise işgalci siyonist rejimin tepkisinden duyduğu hayal kırıklığını dile getirerek, hükümetin antisemitizmle mücadele ederken aynı zamanda Filistinlilerin haklarını ve İngiliz değerlerini savunabileceğini söyledi.
İngiltere’deki Hahambaşı Ephraim Mirvis, hükümetin kararını "jest siyaseti" olarak nitelendirerek bunun hedef alınan aşırılığı güçlendirebileceğini savundu. Miliband ise antisemitizmle mücadelenin sürdürülmesiyle Filistinlilerin haklarının savunulmasının birbirine alternatif olmadığını vurguladı.
Avrupa'dan artan destek
Miliband, Danimarka, Finlandiya, İzlanda, Polonya, Portekiz ve İsveç'in de yerleşimlere karşı daha ileri adımları destekleme sözü verdiğini açıkladı. Hollanda, İrlanda, Belçika, İspanya ve Norveç ise yerleşimlerden gelen mallara yönelik yasaklar uyguluyor veya benzer düzenlemeler üzerinde çalışıyor.
İngiltere ayrıca Gazze'de kullanılmak üzere işgalci siyonist rejime yönelik silah ihracatı kısıtlamalarını genişleterek, Filistin topraklarının işgaline maddi katkıda bulunan silahları da kapsam içine aldı.
Eski İrlanda Cumhurbaşkanı Mary Robinson ve eski Yeni Zelanda Başbakanı Helen Clark da İngiltere'nin kararını destekleyerek Avrupa Birliği ülkelerine benzer adımlar atmaları çağrısında bulundu.
İngiltere'nin kararının doğrudan ekonomik etkisinin sınırlı kalması beklenirken, Londra'nın hamlesi, işgalci siyonist rejimin özellikle Gazze savaşı ve Batı Şeria'daki yerleşim politikaları nedeniyle giderek artan uluslararası baskıyla karşı karşıya olduğuna işaret eden önemli bir siyasi mesaj olarak değerlendiriliyor. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Çinli teknoloji şirketi Huawei hakkında ABD'de açılan, teknoloji hırsızlığından İran İslam Cumhuriyeti'ne yönelik gözetleme faaliyetlerine kadar bir dizi suçlamayı içeren davanın duruşmaları New York'ta başladı.
Japonya, Endonezya’da orman ve arazi yangınlarının neden olduğu yoğun duman ve hava kirliliğiyle mücadele çalışmalarına destek vermek üzere askeri ekip gönderdi.
Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu, işgalci güçlerin Suriye'nin güneyindeki askeri faaliyetlerinin giderek kalıcı hale geldiğini belirterek, sivillerin alıkonulması ve sınır dışına zorla götürülmesinin savaş suçu teşkil edebileceği uyarısında bulundu. Komisyon, Suriye topraklarında alıkonulan 49 kişiyi tespit ederken, bunların 2'sinin çocuk olduğunu açıkladı.