Trump-Şi zirvesinde ticari ateşkes uzatıldı, kritik başlıklarda uzlaşı sağlanamadı
ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in Washington'daki görüşmesinde ekonomik ve ticari konularda yeni düzenlemeler yapılırken, Tayvan, yapay zekâ ve İran savaşı gibi stratejik başlıklardaki görüş ayrılıkları sürdü.
ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Washington'da gerçekleştirdikleri zirvede iki ülke ilişkilerini istikrarlı bir zeminde tutma konusunda mesajlar verirken, kritik anlaşmazlıkların çözümüne yönelik kapsamlı bir adım atılmadı.
24 Eylül'deki görüşmede iki lider, ekonomik ve ticari ekiplerin yeni bir düzenleme üzerinde uzlaştığını açıkladı. Çin Dışişleri Bakanlığı, tarafların ticari ilişkileri istikrarlı tutma konusunda yeni bir ortak düzenlemeye ulaştığını duyurdu.
Ticari ateşkes 10 Ocak'a kadar uzatıldı
Zirvenin en somut sonuçlarından biri, ABD ile Çin arasındaki ticari ateşkesin iki ay daha uzatılması oldu.
Daha önce kasım ayında sona ermesi beklenen ateşkesin 10 Ocak 2027'ye kadar sürdürülmesi konusunda anlaşmaya varıldı. Böylece taraflar, gümrük tarifeleri, nadir toprak elementleri ve diğer ticari anlaşmazlıkların ele alınması için müzakerelere devam etme imkânı elde etti.
Şi, yeni ticari düzenlemeyi iki ülke ekonomileri ve dünya ekonomisi açısından olumlu gelişme olarak nitelendirirken, ekonomik ilişkilerde iş birliği alanlarının genişletilmesi ve sorunların azaltılması çağrısında bulundu.
Ancak görüşmelerin, iki ülke arasındaki ticaret ve teknoloji rekabetini sona erdirecek kapsamlı bir anlaşmaya dönüşmediği bildirildi.
Yapay zekada iş birliği mesajı
Zirvenin önemli başlıklarından biri de yapay zekâ oldu.
Şi, ABD ve Çin'in yapay zekâ alanında güçlü kapasitelere sahip olduğunu belirterek rekabetin yanı sıra iş birliği yapılabileceğini söyledi. Yapay zekanın insan kontrolünde tutulması ve kötüye kullanımının önlenmesi gerektiğini ifade etti.
Trump da yapay zekanın insanlığın geleceği açısından önemine işaret ederek Washington ile Pekin arasında bu alandaki diyaloğun sürdürülmesi gerektiğini belirtti.
Buna karşın iki ülkenin yapay zekâ teknolojilerindeki rekabeti ve gelişmiş teknolojilere yönelik ihracat kısıtlamaları devam ediyor. Zirvede bu rekabeti sona erdirecek kapsamlı bir anlaşma açıklanmadı.
Şi'den Tayvan konusunda net mesaj
Şi'nin Washington'daki görüşmelerde en belirgin mesajlarından biri Tayvan konusunda geldi.
Çin Devlet Başkanı, ülkesinin ulusal bütünlüğünü ve toprak bütünlüğünü koruma konusundaki tutumunun "açık" olduğunu belirterek ABD'den Tayvan'ın bağımsızlığına karşı çıkmasını ve Tayvan meselesinde dikkatli davranmasını istedi.
Tayvan'a yönelik ABD silah satışları, Washington ile Pekin arasındaki temel anlaşmazlık noktalarından biri olmayı sürdürüyor. ABD yönetiminin daha önce onayladığı 11 milyar dolarlık silah paketinin ardından yaklaşık 14 milyar dolarlık ikinci paketin de gündemde olduğu belirtiliyor.
İran savaşı da gündemdeydi
Trump ile Şi'nin görüşmesinde Orta Doğu'daki gelişmeler ve İran savaşı da ele alındı. Çin, İran ile ilişkilerini sürdürürken Washington yönetimi Pekin'in Tahran üzerindeki etkisini kullanmasını istiyor.
Şi, Çin'in tüm ülkelerin egemenliği ve güvenliğine saygı gösterilmesi gerektiği yönündeki tutumunu yineleyerek İran ile ABD arasındaki çatışmanın müzakere yoluyla sona erdirilmesi çağrısında bulundu. Çin Dışişleri Bakanlığı ise görüşmede Orta Doğu'nun yanı sıra Ukrayna ve Kore Yarımadası'ndaki gelişmelerin de ele alındığını bildirdi.
"Stratejik istikrar" vurgusu
Şi, ABD ile Çin'in iki büyük güç olarak rekabeti çatışmaya dönüştürmemesi gerektiğini vurgularken, iki ülke arasındaki ilişkilerin "yapıcı stratejik istikrar" temelinde geliştirilmesini istedi.
Trump ise Şi ile ilişkilerinin iyi olduğunu ve ekonomik ekiplerin yeni sonuçlara ulaştığını belirterek müzakerelerin sürdürülmesi gerektiğini söyledi.
İki lider ayrıca 2026'da düzenlenecek APEC Ekonomik Liderler Toplantısı ile G20 Zirvesi'ne ev sahipliği konusunda birbirlerini destekleme konusunda mutabık kaldı.
Zirvenin ardından ortaya çıkan tablo, Washington ile Pekin arasında doğrudan çatışma riskini azaltmaya ve müzakere kanallarını açık tutmaya yönelik karşılıklı mesajların öne çıktığını, buna karşılık Tayvan, yapay zekâ, teknoloji rekabeti ve İran gibi stratejik dosyalardaki temel görüş ayrılıklarının devam ettiğini gösterdi. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna'da askeri sanayi tesisleri, lojistik merkezleri ve liman altyapılarının yanı sıra askeri malzeme taşıdığı belirtilen bir geminin İHA saldırılarında hedef alındığını açıkladı.
ABD ile İran arasında Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını öngören aşamalı anlaşma ihtimali, petrol fiyatlarında yükseliş beklentisini sınırladı. Brent petrol 105,8 dolar, WTI ise 93,8 dolar seviyesinde işlem görüyor.
İşgal rejimi sözde Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun BM Genel Kurulu’ndaki konuşması sırasında çok sayıda ülke heyeti protesto amacıyla salonu terk etti. Netanyahu, konuşması sırasında eline çağrı cihazı alarak, dünyayı tehdit etti.