Halepçe'yi Kürtlerin Hiroşima'sı olarak nitelendiren Doğruhaber Gazetesi yazarı Mehmet Emin Özmen, Halepçe'nin hedef seçilmesinin burada İslami bir yapının ve hareketin güçlü olmasından kaynaklandığını ifade etti.

Halepçe katliamının 28'inci yıl dönümü nedeniyle İlke Haber Ajansı'na konuşan Doğruhaber Gazetesi yazarı Mehmet Emin özmen, Halepçe'de İslami bir yapının ve hareketin güçlü olmasından dolayı hedef seçildiğine dikkat çekti.

Amerika ve Avrupa'nın verdiği kimyasal silahlar ile Hiroşima ve Nagazaki'den sonra dünyanın görmüş olduğu en büyük katliamlarından birinin olduğunu söyleyen özmen, Halepçe'nin Kürtlerin Hiroşima'sı olarak anıldığını belirtti.

özmen, "1979 yılında İran'da İslami devrim yapıldıktan sonra batı dünyasının hepsi Halep Irak'a Saddam Hüseyin'e destek vererekten İran'a karşı kullanmak üzere silah yığdılar içeriye. Bunların içerisinde konvansiyonel silahlar olduğu gibi kimyasal silahlar da mevcuttu ve batı, Saddam Hüseyin'e İran'daki devrimin yerleşmemesi için sonsuz destek vermiştir." dedi.

İran ve Irak savaşı sırasında Saddam Hüseynin Araplaştırma faaliyetleri çerçevesinde Kürtlere karşıda tavır aldığını söyleyen özmen, "Fakat Halepçe'nin hedef olarak seçilmesinden biride Halepçe'de İslami bir yapının ve hareketin göçlü olmasıdır. Bütün bu sebepler bir araya getirildiği zaman Halepçe'de Saddam Hüseyin kimyasal lakaplı Ali generali Ali Macit Hasan El Tikriti diye bu şahıs kimyasal kullanması için emir veriyor. 16 Mart 1988 tarihinde Ortadoğu'nun belki Hiroşima Nagazaki'den sonra dünyanın görmüş olduğu en büyük katliamlarında bir tanesi gerçekleştirilmiş oldu." ifade etti.

"Müslümanların kanı batının nezdinde çok ucuzdur"

Halepçe katliamında diktatörlerin ve zalimlerin, zulümlerinde sınırsız olduğunu gösterdiğini belirten özmen, "Avrupa ve Amerika, sözde demokrasi olan batı âleminin bize hiçbir şekilde yar ve dost olamaz. Bu silahları, Amerika'nın ve Avrupa'nın demokratik ülkeleri, bu ülkelerin şirketleri Saddam Hüseyin'e verdi. Yoksa Saddam Hüseyin, kendi başına ilaçları bu silahlara çevirecek güçte değildi. Biz şunu net şekilde anlıyoruz; Müslümanların kanı batının nezdinde çok ucuzdur ve batı hiçbir zaman bize yar olmayacaktır." diye belirtti.

"Kimyasal silah elması kokusu veriyor"

Halepçe'ye kimyasal silahın atıldığı zaman elma kokusunu andırdığını ifade eden özmen, "Halepçe çocukları, kimyasal silahların atıldığı andan itibaren elma kokusu his etmeye başlamışlar. Canları elma çekmiş ve annelerinden ‘Anne bêhna sêva tê (elma kokusu geliyor) elma var mı? Bize elma ver' dediler. Kimyasal silah elma kokusundanmış ve canları elma çektikten sonra gözleri kızarmaya, boğazları tahriş, olamaya nefesleri hırıltılı çıkmaya başlamış ve kusaraktan hepsi can vermiştir. Bu katliamdan kurtulan çocuklar hayatları boyunca elma ismini duymak istemiyorlar. En son istekleri elma olmuş." şeklinde konuştu.

özmen son olarak, "Irak, dünyaya 'Katliamı İran yaptı' mesajı vermeye çalışıyordu. Kimyasal Ali'nin ve diğer yetkililerin mahkemede savunmak istedikleri şey şuydu; ‘Bizler bu katliamı yapmadık İran yaptı.' Fakat Sabah Gazetesi'nden Ramazan öztürk bu katliamı dünyaya duyurdu ve bu işi kimyasal Ali'nin yaptığını ispat etmiş ve idam almasına vesile olmuştur." ifadelerini kaydetti. (Emrah Deniz- İLKHA)

İlgili Haberler

Editörün Seçtikleri

Mobil Uygulamamızı İndirin

Öne Çıkan Haberler