“Bu zafer, dini ve adaleti ayakta tutmaya çalışanların zaferidir”
15 Temmuz ADB destekli darbe girişiminin püskürtülmesinin “demokrasinin zaferi” olarak lanse dilmesine karşı çıkan halk, bu zaferin; canı pahasına din, hak, hukuk ve adaleti ayakta tutmaya çalışan insanların zaferi olduğunu söyledi.
15 Temmuz darbe girişiminin sadece cumhurbaşkanına, hükümete değil tüm Müslüman halka yapılmak istendiğini belirten Diyarbakırlılar, darbenin püskürtülmesinin "demokrasinin zaferi" olarak lanse edilmesini de eleştirdi.
Diyarbakır'da darbe girişimini protesto etmek için alanlara inenlerden İbrahim Halil özyaramış, "Rabbim şehitlerimizin mekânını Firdevs cenneti etsin. Tuba ağacının dibinde serinlemeyi nasip etsin." şeklinde dua ederek, şehitlerin Müslümanların namusunu için tankların önüne atıp hayatlarını feda ettiklerini söyledi.
özyaramış, "Halkın vergisiyle terör örgütüne yardım ve yataklık yapıp yaşlı, kadın ve çocuk demeden Müslümanları tanklarla ezdiler. Allah onları kahhar sıfatıyla kahretsin. Bir vatandaş olarak darbecilerin idamla cezalandırılmasını talep ediyorum. Çünkü bunlar vatan hainidirler." dedi.
Bu darbe girişimin sadece cumhurbaşkanı ve hükümete yönelik olamadığını görmemek gerektiğini belirten özyaramış, bu darbenin Müslüman halka yapılmak istendiğini sözlerine ekledi.
"Hayatını kaybedenler demokrasi değil, İslam şehididirler"
Darbeye direnen halktan hayatını kaybedenlerin "demokrasi şehidi" olmadığını bilakis İslam şehidi olduğunu vurgulayan özyaramış, "Hayatını feda edenler, Müslüman halkın rahat bir şekilde dinini yaşaması için şehit oldular. Halk karşı çıkmasaydı ve başarılı olsaydılar Müslümanların şerefiyle oynayacaklardı. Bu yönüyle hayatını kaybedenler demokrasi değil, İslam şehididirler." şeklinde konuştu.
Bir TV muhabirinin meydanlarda yaşlı bir amcaya "Amca git evinde uyu geç oldu' demesi üzerine yaşlı amca ‘kızım ben 60'ta 70'de ve 80 darbesinde uyudum, eğer ben uyumasaydım Menderes asılmayacaktı." şeklinde cevap verdiğini hatırlatan özyaramış, Müslümanların da o yaşlı amcayı örnek alması gerektiğini söyleyerek şunu ifade etti: "Onun için bizler meydanlara demokrasi nöbeti için değil, İslam'ın nöbetini tutuyoruz. Kur'an'a uzatılan elleri kırmak için buralardayız ve Cumhurbaşkanının ‘meydanlardan çekilin' emri gelmeyene kadar da meydanları terk etmeyeceğiz."
"Çocuklarımızın geleceği için meydanlardayız"
Mesut Çağlar adlı darbe karşıtı da çocuklarının geleceği için meydanlarda olduğunu belirterek, "Türkiye'nin eski yıllara dönmemesi için meydandayız. 28 Şubat darbesinin bile hâlâ hayatımızda etkisi vardır. Bize ders veren hocalarımız hâlâ cezaevindeler. Bu da darbenin ne kadar çok kötü etkisinin olduğunu gösteriyor." dedi.
Darbe girişiminin ABD tarafından organize edildiğine vurgu yapan Çağlar, "Mısır'daki kardeşlerimizin halini görüyoruz. O kardeşlerimiz hâlâ da darbenin acısını çekiyor. Allah'ın izni ile biz bu ülkeyi kâfirlere, cuntacılara ve emperyalistlere bırakmayacağız." ifadelerini kullandı.
15 Temmuz gecesi Türkiye'nin ciddi manada bir bela ve musibetle karşı karşıya geldiğine dikkat çeken Diyarbakır Ulu Cami İmamı Osman Yağmur ise halkın ciddi manada mukavemet göstererek tanka ve F- 16 uçaklara karşı çıktığını söyledi.
"Beşerin ürünü olan demokrasi ile bu zafer sınırlandırılamaz"
Yağmur, "Bu zafer demokrasinin değil; din, vatan, iman, hak, hukuk ve adaleti ayakta tutmaya çalışan insanların zaferidir." dedi. Beşerin ürünü olan demokrasi ile bu zaferin sınırlandırmayı, sadece ona mal etmeyi, dünyada ve Türkiye'de bulunan bütün Müslümanlara hakaret olacağının altını çizen Yağmur, sözlerine şöyle devam etti: "Siyaseten demokrasi nöbeti denilebilir ama Müslüman'ın kitabında ve inancında şahadet dil ile yapılır, şahadet iman ile yapılır. Allah'a gönül verenler şu meydanı doldurdular."
özelde Kürt genelde Türkiye halkının cuntadan çok çektiğini hatırlatan Tayip Elçi ise halkın 80 yıldır cuntanın tasallutu altında inim inim inlediğini ve o günleri tekrardan yaşamak istemediklerini söyledi. Bu halk Kur'an'a ve mukaddesatına sahip çıkmak için meydanlarda olduğunu söyleyen Elçi, imani bir coşku ile halkın galeyana geldiğini belirtti.
Meydanlarda atılan demokrasi şehidi sloganlarının doğru bir kavram olmadığına vurgu yapan Elçi son olarak, "İşin hakikati bu bir iman davasıdır. Bu İslam davasıdır. Hak ve batıl mücadelesidir. Kur'an'ımız ve ümmetimiz için meydanlardayız. Bizler demokrasi için meydanlarda değiliz. Şehit olanlar da demokrasinin değil, birer İslam şehididir." (Yunus Sırat, Hüseyin Genel, Emrah Deniz-İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
HÜDA PAR Genel Başkan Vekili ve Gaziantep Milletvekili Şahzade Demir, yılın ilk gününde Galata Köprüsü’nde Gazze’ye destek amacıyla düzenlenen yürüyüşe katıldı.
Aralık ayı, Gazze'de sembol isim Ebu Ubeyde'nin şehadetiyle sarsıldı. Türkiye'de HÜDA PAR, Kürt meselesine çözüm için "Malazgirt Ruhu"na dayalı bir rapor sunarken Suriye, yaptırımların kalkmasıyla yeni bir döneme girdi. İşgalci siyonistlerin Somaliland'ı tanıması, Libya askeri uçağının Türkiye'de düşmesi, Endonezya'daki doğal afetler, ayın diğer öne çıkan gündemleri oldu.
İstanbul’da yeni yılın ilk sabahı düzenlenecek Gazze yürüyüşü öncesinde Galata Kulesi’ne Filistin kefiyesi asıldı.
Âlimler ve Medreseler Birliği (İTTİHADUL ULEMA), işgalci rejim saldırılarında şehit olan Kassam Tugayları Sözcüsü Ebu Ubeyde ve komutanları için taziye mesajı yayımladı. Açıklamada, verilen mücadelenin yalnızca bir toprak davası olmadığı, ümmetin izzeti, ilk kıble Mescid-i Aksa’yı koruma davası olduğu kaydedildi.