Konya'da "Yolumuzu Aydınlatan Yıldızlar" etkinliği düzenlendi
Peygamber Sevdalıları tarafından "Kasım Ayı Sahabe Ayı" etkinlikleri kapsamında Konya'da gerçekleştirilen "Yolumuzu Aydınlatan Yıldızlar" konulu programda, Hazreti Zübeyr B. Avvam ile Hazreti Rukiyye'nin hayatlarından kesitler aktarıldı.
Karatay Belediyesi Aziziye Kültür Merkezi'nde düzenlenen program, Necip Sevim'in okuduğu Kur'an-ı Kerim tilaveti ile başladı.
Sunuculuğunu Yahya Taş'ın yaptığı programın açılışında, selamlama konuşmasını Peygamber Sevdalıları gönüllülerinden Necmi Durmazer yaptı.
Peygamber Sevdalıları Vakfı'nın çalışmalarından bahseden Durmazer, bir Müslümanın yaşantısında nelere dikkat etmesi gerektiği hususunda tavsiyelerde bulundu.
Grup Davetin seslendirdiği ilahiler ile devam eden programda, seçkin sahabeden Hazreti Zübeyr Bin Avvam ile Hazreti Peygamber'in kızı Hazreti Rukiyye konulu bir sinevizyon gösterimi gerçekleştirildi.
Gökteki yıldızlar yolumuzu aydınlatan sözü O Yıldızlara hanginiz uyarsa kurtuluşa erersiniz sözü gerçekten hakiki sözlerdir.
Programa konuşmacı olarak katılan Özkan Yaman Hoca, Hazreti Peygamber'in "Havarim" dediği Hazreti Zübeyr Bin Avvam ile muhterem kızı Hazreti Rukiyye'nin hayatlarından kesitler sunarak örnek yaşantılarından bahsetti.
Asr-ı Saadet'ten örnekler aktaran Özkan Yaman Hoca, aktarımlarını günümüzle harmanlayarak bugün halen esaret altında olan Kudüs'e ve Kudüs davasına dikkatleri çekti.

Özkan Yaman
"Bazıları ashap ile aramızı açmaya çalışırlar ama işin hakikati çok başkadır"
"Şimdi acımıza gelelim, acımızı deşelim." diyerek Kudüs'ün Fatihi Selahattin Eyyubi'nin mücadelesinden bahseden Özkan Yaman Hoca, seminerlerde anlattığı bir anekdotu paylaştı.
Selahaddin Eyyübi hazretlerine sorulan bir soruyu ve verdiği cevabı gittiği seminerlerde gençlere ezberlettiğini anımsatan Özkan Yaman Hoca, "Bir gün ona (Selahaddin Eyyübi'ye) diyorlar ki, 'Kudüs'ü fethettiniz, bir gün yine geri gelebilirler mi buraya? Bir daha Kudüs'ü elimizden alabilirler mi?' O, şu tarihi sözleri söylüyor: 'Onlar asla bizim memleketlerimize, beldelerimize bir daha gelemezler, asla gelemezler ama biz adam olduğumuz sürece gelemezler, biz adam olursak gelemezler." ifadelerini kullandı.
Kudüs'ün bugün esaret olmasının sebebinin, günümüz Müslümanların kendi değerlerinden uzaklaşması olduğuna işaret eden Özkan Yaman Hoca, tarihi bir diyalogu anlatarak durumu şöyle özetledi:
"Endülüs'ün son sultanı Ebu Abdullah, 1492 senesinde Gırnata'nın anahtarlarını teslim ediyor Hristiyanlara, oradan Fas'a geçecek. Fas'a geçmeden önce bir tepeye çıkmış ağlıyor Ebu Abdullah. 800 yıl İslam tarafından yönetilmiş şehre bakarak ağlıyor. Annesi ona şu tarihi sözleri söylüyor, 'Oğlum! Evet şimdi kadınlar gibi ağla, ağla oğlum. Ağla kadınlar gibi ağla. Niçin sen bu şehri adam gibi savunmadın ki, adam gibi direnmedin ki? Ağla oğlum ağla!' demiş. Peki şu anda Filistin'de neler oluyor biliyor musunuz? Şu anda adamlık geri geliyor, ümmetin adamına geri geliyor, geri yeşeriyor."
Program, okunan ilahi ve ezgilerin ardından yapılan duanın ardından sona erdi. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Mardin İl Müftüsü Enver Türkmen, İLKHA’ya yaptığı açıklamada, yılbaşı ve yeni yıl algısına dikkat çekerek, Müslümanların zamanı bir muhasebe vesilesi olarak görmesi gerektiğini vurguladı.
Gaziantep İl Müftü Yardımcısı Aziz Aktan, yılbaşının Müslümanlar için bir kutlama değil, muhasebe ve tefekkür zamanı olması gerektiğini belirterek, yeni yılın iman, ahlak ve sorumluluk bilinciyle karşılanması gerektiğini vurguladı.
Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Reşat Öngören, üç ayların manevi önemini değerlendirerek, “Üç aylar, Allah’ın rahmetinin yoğun biçimde tecelli ettiğine inanılan bir süreçtir. Bu rahmet atmosferi, yalnızca kişisel kurtuluş beklentisiyle değil, acı çeken coğrafyalar için hissedilen sorumlulukla da değerlendirilmelidir.” dedi.
Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan ve Türkiye’nin 81 ilindeki camilerde okunan hutbenin b8u haftaki konusu kimliğin gelecek üzerindeki önemi olarak belirlendi.