Elektronik sigara kalp krizi riskini artırıyor
Yapılan bir araştırmaya göre elektronik sigara kullananların kullanmayanlara göre kalp krizine yakalanma riskinin yüzde 34 daha fazla olduğu belirtildi.
ABD'de yapılan bir araştırma elektronik sigaranın sanılandan daha tehlikeli olduğunu gösterdi.
Kansas Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından yapılan araştırma, elektronik sigara içenlerde koroner kalp rahatsızlığı riskinin yüzde 25, depresyon ve kaygı bozukluğu riskinin ise yüzde 55 daha fazla olduğunu ortaya koydu.
Bu hafta Amerikan Kardiyoloji Koleji'nde ayrıntılı olarak ele alınacak araştırma kapsamında 2014, 2016 ve 2017 yıllarında yaklaşık 100 bin kullanıcının gösterdiği reaksiyonlar incelendi.
Ancak elde edilen bulguların derinlemesine bir neden-sonuç ilişkisine dayanmadığı belirtildi.
Araştırma elektronik sigaranın normal sigaradan ya da diğer tütün ürünlerinden daha az zararlı olduğuna dair bir bilgi içermiyor. Ancak sanılandan daha fazla zararlı olduğunu savunuyor. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Bazı kırtasiye ürünlerinin fitalatlar ve ağır metaller içerebildiğini belirten uzmanlar, bu ürünlerin çocuklar için risk oluşturabileceğini söyleyerek, 'Kimyasalsız, zehirsiz, tamamen sağlıklı' gibi ifadelerin hiçbir anlamının olmadığını ifade ediyor.
Prostat kanserinin dünyada ve Türkiye'de erkeklerde en sık görülen ikinci kanser türü olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Soner Çoban, her 8 erkekten birinin hayatının bir döneminde bu hastalıkla karşılaşma riski taşıdığını belirtti.
Batman'da ameliyat edilen 60 yaşındaki hastanın göğüs kafesinde bulunan dev kitle, kalp, akciğerler ve ana damarlara ciddi baskı yapan ve nadir görülen liposarkom, başarılı operasyonla çıkarıldı.
Aile Hekimi Dr. Yavuz Selim Sılay, bebeklerde en sık görülen cilt sorunlarından biri olan pişiğin, uzun süre nem, idrar ve dışkıyla temas sonucu oluştuğunu belirterek, sık bez değişimi, cildin kuru tutulması ve doğru hijyen uygulamalarının pişiğin önlenmesinde büyük önem taşıdığını söyledi.