Hamilelikte ödem nasıl atılır?
Hamilelik döneminde en sık karşılaşılan sorunlardan biri, bacaklarda oluşan ve zamanla ayaklara kadar inen ödemlerin olduğunu belirten uzmanlar, yaz aylarında bu sorunun daha sık görüldüğüne dikkat çekiyor.
Hamilelik döneminde en sık karşılaşılan sorunlardan biri, bacaklarda oluşan ve zamanla ayaklara kadar inen ödemlerin olduğunu belirten uzmanlar, özellikle hamileliği yaz aylarına denk gelen kadınlarda, bu sorunun daha sık görüldüğüne değiniyor.
Batman'da özel bir hastanede Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olan Operatör Doktor Cengiz Yeşilbaş, hamilelik döneminde en sık karşılaşılan sorunlardan birinin bacaklarda oluşan ve zamanla ayaklara kadar inen ödemler olduğunu ifade etti.
Yeşilbaş, "Hamilelikte ödem, rahat hareket etmeyi önlediği gibi böbreklerin az çalışmasına, baş ağrısına ve yorgunluğa neden olabilir. Hem fiziksel olarak hem de biyolojik olarak hamilelik sürecini zorlaştıran ödemden kurtulmak için sıvı tüketimini artırmak, düzenli egzersiz yapmak ve kullanılan kıyafetlere dikkat etmek gerekiyor." dedi.
Hamilelikte uzun süre ayakta kalınmaması gerektiğini dile getiren Yeşilbaş, "Hamilelikte ödem sorununu azaltmak için dikkat edilmesi gereken ilk unsur, gün içerisinde fazla ayakta kalmamaya özen göstermektir. Akşam saatlerinde eve gelindiğinde, ayakların altına yüksek bir yastık koyarak oturmak şişliklerin azalmasında etkili olacaktır. Bacak bacak üstüne atarak oturmak, vücudu sıkan kıyafetler giymek doğru değildir." ifadelerini kullandı.
"Su içmenin, ödemi arttırdığı düşüncesi kesinlikle yanlıştır"
Sıvı tüketimine dikkat edilmesi gerektiğini kaydeden Yeşilbaş, "Hamilelik döneminde yeterli miktarda su tüketilmesi, şişliklerin azalmasında da önemli bir faktördür. Anne adayında oluşan ödemin nedeni bazen az sıvı tüketimine bağlı olarak böbreklerin az çalışması olabilir. Su alımının kontrol edilmesi ve böbreklerin normal düzeyde çalışması ile doktor kontrolü, bu sorunun büyümesini engelleyecektir. Özellikle yaz aylarında, günde 2-3 litre su tüketmek önemlidir. Su içmenin, ödemi arttırdığı düşüncesi kesinlikle yanlıştır. Dikkat edilmesi gereken bir diğer unsur ise tuz tüketimidir. Yemeklerde çok fazla tuz kullanılmamalı ancak tamamen tuzsuz yemeklerden oluşan bir diyet de uygulanmamalıdır." şeklinde konuştu.
"Fiziksel aktiviteler içerisinde anne adayı için en uygun olanlar yürüyüş ve yüzmedir"
Egzersiz ile yürüyüş yapılması ve giyilen kıyafetlere dikkat edilmesi gerektiğini belirten Yeşilbaş, son olarak şunları kaydetti:
"Yapılması gereken bir diğer şey de doktor kontrolü altında hafif egzersizler ve yürüyüşlerdir. Fiziksel aktiviteler içerisinde anne adayı için en uygun olanlar yürüyüş ve yüzmedir. Yüzme, vücuttaki tüm kas sistemlerini çalıştırdığından hamile kadının hem formda kalmasını sağlayacak hem de kan dolaşımını düzenleyecektir. Ancak anne adayının bu noktada dikkat etmesi gereken şey yüzülen suyun temiz olduğundan emin olması ve yürüyüş süresini 30 dakikadan fazla tutmamasıdır. Hamilelik döneminde, özellikle vücutta ödem varsa ayağı sıkmayan ayakkabılar giyilmeli, parmağa sıkı gelen yüzükler takılmamalıdır. Açık renkli ve ısı geçirgenliği olan kıyafetler tercih edilmelidir. Anne adayının vücudunda dinlenmekle kaybolmayan ve gitgide artan ödem var ise mutlaka doktora başvurulmalıdır." (Mehmet Sait Çelik –İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Yapay zekâ, tıbbi bilgileri sadeleştirme ve sağlıkla ilgili sorulara yanıt verme konusunda önemli bir yardımcı araç haline gelirken, kullanıcıların bu yanıtları kesin teşhis olarak değerlendirmesi yanlış yönlendirmelere neden olabiliyor.
Siirt Eczacı Odası Başkanı Eczacı Bengin Bilek, eczacıların vatandaşların en kolay ulaşabildiği sağlık danışmanlarından biri olduğunu belirterek, ilaçların doğru kullanımı, yan etkileri ve ilaç etkileşimleri konusunda vatandaşları bilgilendirdiklerini söyledi.
Boyun fıtığının her zaman yalnızca boyun ağrısıyla kendini göstermeyebileceğini belirten uzmanlar, kola yayılan ağrı, uyuşma ve karıncalanmanın yanı sıra elde güç ve beceri kaybının da önemli sinyaller olabileceğini söylüyor.
Özellikle el ve koltuk altında görülen aşırı terleme şikâyeti bulunan ve medikal tedavilerden yeterli sonuç alamayan hastalara Endoskopik Torakal Sempatektomi (ETS) yöntemi uygulanıyor.