Tarihin tanıklığında bir direnişçi: Cevher Dudayev

Kafkasya’nın bağrından kopan bir direnişin, özgürlük ve onur uğruna verilen bir mücadelenin adıydı Cevher Dudayev. Bundan tam 29 yıl önce, 21 Nisan 1996’da, bir Rus füzesiyle şehit edilen Dudayev, hâlâ Çeçen halkının gönlünde bir kahraman, bir yol gösterici olarak yaşıyor.
Çeçenlerin Yalhoy sülalesinden olan Cevher Dudayev, 1944 yılının Şubat ayında, halkının topyekûn sürgüne gönderildiği karanlık bir dönemde dünyaya geldi.
Henüz 15 günlük bir bebekken, milyonlarca Çeçen’le birlikte Sibirya'nın soğuk topraklarına sürgün edildi. Açlık, hastalık ve acı dolu yıllar boyunca yüzbinlerce insan hayatını kaybederken, Dudayev bu zorlu coğrafyada hayata tutundu.
12 yaşına geldiğinde, vatan hasretine daha fazla dayanamayıp tek başına Kazakistan’dan kaçarak memleketi Çeçenistan’a döndü. Askerî eğitim hayatında büyük başarılar elde etti; Hava Harp Akademisi’ni birincilikle bitirdi, Sovyet ordusunda Tuğgeneralliğe kadar yükseldi. Fakat o, kalbini hiçbir zaman Moskova’ya değil, özgürlük aşkıyla yanan halkına bağladı.
1991 yılında Çeçen halkının bağımsızlık yürüyüşüne önderlik eden Dudayev, Çeçen-İnguş Cumhuriyeti'nin ilk Cumhurbaşkanı seçildi. Baskılar, tehditler, ambargolar ve en nihayetinde savaş... Ancak Dudayev ne geri adım attı ne de boyun eğdi.
1994'te Rusya Çeçenistan’a saldırdığında, "Son Çeçen canını vermeden bu topraklara ayak basamayacaksınız!" diyerek direnişin ateşini yaktı. Onun önderliğinde verilen bu mücadele, sadece silahla değil; imanla, inançla, kararlılıkla sürdü.
Cevher Dudayev, maddiyata ve makama yüz çevirmiş bir liderdi. Hayatını özgürlük yolunda feda etmiş, halkına yüreğini siper etmişti. Onun şu sözleri bir milleti ayağa kaldıracak kadar güçlüydü:
"Bizi öldürebilir, ezebilir, üzerimizde tanklarla dans edebilirler... Ama özgürlük ve bağımsızlık ruhumuzu asla yok edemezler."
21 Nisan 1996’da, ABD’nin verdiği istihbaratla Rusya tarafından hedef alınarak şehit edildi. Fakat Cevher Dudayev, yalnızca toprağa düşen bir beden olmadı; o, Çeçen halkının gönlünde kıyamete kadar yaşayacak bir özgürlük meşalesine dönüştü.
Bugün, Dudayev’in yolunda yürüyen binlerce Çeçen, sürgünde ve işgal altında da olsa mücadelesini sürdürüyor. Dünya unuttu belki, ama onlar unutmadı…
Dudayev’in dediği gibi: "Bizi tanımazsanız biz de sizi tanımayız!"
Allah şehadetini kabul etsin, mekânı cennet olsun. Rahmet ve minnetle… (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Mardin’de yaşanan ciddi kuraklıkla ilgili önemli açıklamalarda bulunan Mardin Artuklu Üniversitesi Kızıltepe Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yusuf Doğan, kuru tarım yapılan alanlarda artık verim alınamayacağını ve ciddi ürün kayıpları yaşandığına dikkat çekti.
New York Times: Trump'ın Avrupa müttefiklerine bakışı alarm veriyor!
Kapitalist düzene ve küresel siyonizme azim, kararlılık ve ciddiyetle karşı duran Prof. Dr. Necmettin Erbakan, vefatının 10'uncu seneyi devriyesinde rahmet ve minnetle anılıyor.