Rusya-Ukrayna savaşında son bir hafta
Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşta 27 Ağustos-3 Eylül döneminde diplomatik temaslar devam ederken sahadaki çatışmaların yoğunluğu azalmadı.
Rusya, özellikle Kiev ve çevresine yönelik geniş kapsamlı insansız hava aracı saldırılarını sürdürürken, Ukrayna da Rusya'nın enerji, lojistik ve askeri altyapısını hedef alan uzun menzilli İHA saldırılarını artırdı. Karadeniz'deki saldırılar ise ticari gemilerin güvenliği ve bölgedeki tahıl ticareti açısından yeni riskler oluşturdu.
Haftanın en dikkat çekici gelişmelerinden biri, Rusya'nın Kiev çevresine yönelik art arda düzenlediği hava saldırıları oldu. Reuters'ın aktardığına göre 1 Eylül'de Kiev ve çevresine düzenlenen saldırılarda 12 kişi hayatını kaybetti. Saldırılar, başkente yönelik yoğun hava saldırılarının altıncı gününde gerçekleşti. Demiryolu altyapısı, konutlar ve enerji tesisleri de saldırılardan etkilendi. Ukrayna makamları, hava savunma sistemlerinin özellikle balistik füzelere karşı mühimmat sıkıntısı yaşadığını bildirirken, Patriot önleyicilerinin stoklarının kritik seviyelere gerilediğini açıkladı.
Kiev çevresindeki saldırıların en ağır sonuçlarından biri 28-29 Ağustos gecesi yaşandı. Kiev yakınlarındaki Myla'da bir mühimmat deposuna isabet eden Rus İHA'sının ardından meydana gelen büyük patlamada can kaybı 38'e yükseldi. Patlama çevredeki konutlarda ve diğer yapılarda ağır hasara yol açarken, Ukrayna yönetimi mühimmat depolama prosedürleriyle ilgili soruşturma başlattı. Böylece Rusya'nın hava saldırılarının yalnızca doğrudan hedef alınan askeri ve enerji tesisleriyle sınırlı kalmadığı, ikincil patlamalar yoluyla da ciddi sivil kayıplara yol açabildiği görüldü.
Rusya'nın hava saldırıları eylül ayının ilk günlerinde de sürdü. 2 Eylül'de Kiev'e yönelik yedinci ardışık saldırı dalgasında 11 kişinin yaralandığı, konutlar ve bir üniversite binasının zarar gördüğü bildirildi. Aynı gün Odesa'da düzenlenen Rus hava saldırısında 17 kişi, aralarında üç çocuğun da bulunduğu siviller yaralandı. Odesa'daki saldırılar enerji altyapısını da etkiledi ve yaklaşık 350 bin konutun elektrik bağlantısının kesildiği bildirildi. Dnipro'da da iki kişinin öldüğü açıklandı.
Ukrayna ise Rusya'nın gerisindeki hedeflere yönelik saldırılarını sürdürdü. Hafta içinde Rusya'nın enerji, lojistik ve petrol altyapısına yönelik İHA saldırıları rapor edilirken, 28 Ağustos'ta Ukrayna'nın Saratov bölgesindeki Engels-2 hava üssünde bir Rus Tu-95MS stratejik bombardıman uçağını vurduğu bildirildi. ISW, uydu görüntülerinin bir Tu-95MS uçağının kanadında hasar bulunduğuna işaret ettiğini aktardı. Bu tür saldırılar, Ukrayna'nın cephe hattının çok gerisindeki Rus askeri tesislerini hedef alma kapasitesini koruduğunu gösteriyor.
Cephede ise son haftadaki tablo, Rusya'nın bazı bölgelerde ilerlemeye devam etmesine rağmen büyük çaplı bir operasyonel kırılma yaşanmadığına işaret ediyor. ISW'nin 1 Eylül değerlendirmesine göre Rus güçleri Ağustos ayında Ukrayna'da yaklaşık 90,35 kilometrekarelik alanı ele geçirdi veya mevzilerini pekiştirdi. Bu rakam, Ağustos 2025'teki 505,55 kilometrekarelik ilerlemeyle karşılaştırıldığında Rus ilerlemesinin belirgin biçimde yavaşladığını gösteriyor. Rus birliklerinin Ağustos ayındaki ortalama ilerleme hızı yaklaşık 2,91 kilometrekare/gün olarak hesaplandı.
Aynı değerlendirmeye göre Ukrayna kuvvetleri de özellikle Lyman ve Oleksandrivka yönlerinde karşı saldırılar düzenledi ve ISW, ağustos ayında Ukrayna'nın en az 129,81 kilometrekarelik alanı geri aldığını değerlendirdi. Bu veriler, cephenin tek yönlü bir Rus ilerlemesinden ziyade bazı kesimlerde Rus saldırıları, bazı kesimlerde ise Ukrayna karşı saldırılarıyla şekillendiğini ortaya koyuyor. Bununla birlikte, savaş alanındaki kontrol verilerinin önemli bölümü açık kaynak analizlerine dayandığından, kilometrekare bazındaki rakamlar kesin bir ölçüm olarak değil, mevcut görüntü ve saha verilerine dayalı tahminler olarak değerlendirilmelidir.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise 1 Eylül'de Rus güçlerinin Donetsk bölgesinde ilerlemeyi hızlandırdığını ve ağustos ayında 270 kilometrekare alan ile 15 yerleşim birimini ele geçirdiklerini açıkladı. Putin ayrıca Rus birliklerinin Slovyansk, Kramatorsk ve Druzhkivka çevresinde ilerlediğini ve bazı Ukrayna birliklerinin kuşatıldığını savundu. Ancak ISW, açık kaynak verilerinin bu rakamları desteklemediğini; Donetsk bölgesinde ağustos ayında yaklaşık 73,14 kilometrekarelik alanın ele geçirildiğini veya birliklerin bu alanlara sızdığını, tüm cephedeki Rus kazanımının ise yaklaşık 90,35 kilometrekare olduğunu değerlendirdi. Dolayısıyla tarafların cepheye ilişkin açıklamaları arasında önemli fark bulunuyor.
Rusya'nın ağustos ayındaki askeri kayıpları konusunda da farklı rakamlar bulunuyor. Ukrayna Genelkurmayı, Rus ordusunun ağustos ayında 42 bin 20 personel kaybettiğini bildirdi. ISW bu rakamı aktarırken, Rus kuvvetlerinin temmuz ve ağustos aylarında üst üste 40 binin üzerinde kayıp verdiğinin Ukrayna tarafından bildirildiğine dikkat çekti. Ancak Rusya, Ukrayna'nın açıkladığı personel kayıplarını kabul etmiyor ve iki tarafın askeri kayıplarına ilişkin bağımsız ve kapsamlı doğrulama bulunmuyor. Bu nedenle savaşın toplam askeri kayıpları konusunda taraflardan birinin açıkladığı rakamların kesin bilanço olarak değerlendirilmesi mümkün değil.
Diplomasi cephesinde ise yeni bir ateşkes veya barış anlaşması ortaya çıkmadı. Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Danışmanı Kirilo Budanov, 28 Ağustos'ta teknik görüşmelerin yakında başlayabileceğini söyledi ancak savaşın kısa sürede sona ermesini beklemenin gerçekçi olmadığını belirtti. Budanov'a göre Moskova'nın Donbas'tan Ukrayna'nın çekilmesini talep etmesi ile Kiev'in topraklarından vazgeçmeme tutumu arasındaki temel anlaşmazlık devam ediyor. Bu nedenle olası görüşmelerin öncelikle teknik konular ve daha kapsamlı müzakerelerin hazırlanmasıyla sınırlı kalabileceği değerlendiriliyor.
ABD'nin arabuluculuk girişimleri de hafta boyunca gündemde kaldı. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, ABD'nin Moskova'daki temaslara ilişkin Kiev'e bilgi verdiğini açıkladı. Aynı dönemde Trump'ın temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner ile Zelenskiy arasında yapılan görüşmelerde, ABD temsilcilerinin Ukrayna'yı ziyaret etmesi ve barış sürecinin yeniden hareketlendirilmesi ele alındı. Zelenskiy, eylül ayında diplomatik açıdan önemli gelişmeler yaşanabileceğini ifade etti. Ancak tarafların temel siyasi ve toprak anlaşmazlıkları nedeniyle somut bir ateşkes kararı henüz ortaya çıkmadı.
Moskova'nın söylemi ise müzakere konusunda çelişkili mesajlar içerdi. Putin 1 Eylül'de Rusya'nın savaş alanında üstün durumda olduğunu savunurken Ukrayna yönetimini ağır ifadelerle suçladı ve mevcut Ukrayna yönetimiyle müzakerelere ilişkin sert bir tutum ortaya koydu. Bununla birlikte Moskova'nın ABD temsilcileriyle temas ihtimalini tamamen dışlamadığı görüldü. Böylece diplomatik kanal tamamen kapanmazken, tarafların müzakereye hangi koşullarda yaklaşacağı konusundaki görüş ayrılıkları devam etti.
Hafta boyunca Rusya ile Batı arasındaki gerilim de arttı. Moskova, Ukrayna'nın İngiltere tarafından sağlanan silahlarla gerçekleştirdiği saldırılara karşılık İngiliz askeri hedeflerini vurabileceği uyarısında bulundu. İngiltere ise Ukrayna'nın yanında durduğunu açıkladı. Aynı dönemde Trump, Rusya Devlet Başkanı Putin'in NATO topraklarına saldırmayacağını söyledi ve CIA Direktörü John Ratcliffe'in Moskova ziyaretiyle ilgili haberlerin önemini küçümsedi. Reuters kaynakları ise Ratcliffe'in Moskova'da NATO'ya yönelik olası Rus operasyonları konusunda uyarıda bulunduğunu aktardı.
Almanya ile Rusya arasındaki diplomatik gerilim de yükseldi. Berlin, Leipzig/Halle Havalimanı'ndaki ağustos ayındaki drone olayından Rusya'yı sorumlu tuttuğunu açıkladı. Rusya ise suçlamayı reddederek Almanya'nın kanıtları uydurduğunu savundu. Gerilimin devamında Almanya'nın Bonn'daki Rus konsolosluğunu kapatma kararı Moskova tarafından "absürt" olarak nitelendirildi. Olay, Rusya-Ukrayna savaşının doğrudan cephe hattının ötesinde Avrupa'nın güvenlik ve diplomasi gündemini de etkilemeye devam ettiğini gösterdi.
Karadeniz'de ise savaşın ekonomik ve ticari etkileri yeniden öne çıktı. Rusya ve Ukrayna'ya ait veya bu ülkelerle bağlantılı altyapıya yönelik saldırıların artması nedeniyle ticari gemiler güvenlik önlemlerini artırmaya başladı. Reuters, Boğaz'dan geçen bazı ticari gemilerde İHA saldırılarına karşı ağ, su tankları ve diğer doğaçlama savunma düzeneklerinin kullanılmaya başlandığını bildirdi. Türkiye de Rusya ve Ukrayna ile temas halinde olduğunu ve Karadeniz'de tahıl taşımacılığının güvenli şekilde sürdürülmesi için yeni bir plan üzerinde çalıştığını açıkladı.
Karadeniz'deki saldırıların küresel gıda piyasalarına etkisi de görülmeye başladı. Reuters'a göre Asya'daki bazı buğday ithalatçıları, Karadeniz sevkiyatlarında yaşanan belirsizlik nedeniyle Avustralya ve Arjantin'e yöneldi. Yakın dönemde en az 500 bin ton buğdayın alternatif kaynaklardan satın alındığı, Avustralya ve Arjantin menşeli buğdayın ton fiyatlarının Karadeniz kaynaklı ürünlerden belirgin biçimde daha yüksek olduğu bildirildi. Chicago Ticaret Borsası buğday vadeli işlemlerinin haziran sonundan bu yana yaklaşık yüzde 35 yükselmesi de savaşın gıda piyasaları üzerindeki etkisinin sürdüğünü gösteriyor.
Avrupa'nın Ukrayna'ya yönelik mali ve askeri desteği de haftanın önemli başlıklarından biri oldu. AB içinde bazı ülkeler, Ukrayna için 2026-2027 döneminde öngörülen 90 milyar avroluk kredi paketinin bir bölümünün daha erken serbest bırakılmasını destekledi. Ancak gayriresmi AB toplantısında nihai bir karar alınmadı. Belçika ise yaklaşık 210 milyar avroluk dondurulmuş Rusya Merkez Bankası varlığının Ukrayna'ya aktarılması konusunda hukuki ve mali riskler nedeniyle çekincelerini sürdürdü.
Almanya ile Ukrayna arasında savunma alanındaki işbirliği de genişletilmeye hazırlanıyor. Zelenskiy, Berlin ile drone, füze ve ilgili yazılımların ortak geliştirilmesini içeren kapsamlı bir savunma anlaşmasının son aşamada olduğunu açıkladı. Almanya ayrıca Ukrayna'nın hava savunmasını desteklemek amacıyla önleyici drone sistemlerinin üretimine yönelik projeleri finanse ediyor. Bu gelişme, savaşın yalnızca mevcut silah sevkiyatları üzerinden değil, Avrupa ile Ukrayna arasında ortak savunma üretimi ve teknoloji geliştirme modeli üzerinden de şekillenmeye başladığına işaret ediyor.
Savaşın insani boyutundaki tablo ise ağırlaşmaya devam ediyor. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları İzleme Misyonu'nun temmuz ayı verilerine göre Ukrayna'da en az 437 sivil öldü, 2 bin 610 sivil yaralandı. Bu rakamlar hazirana göre toplam sivil kayıplarda yaklaşık yüzde 30 artış anlamına geliyor ve Temmuz 2025'e kıyasla yüzde 70 daha yüksek. BM'ye göre temmuzda 17 çocuk öldü, 166 çocuk yaralandı; çocuk kayıpları Nisan 2022'den bu yana en yüksek aylık seviyeye çıktı.
Genel tablo, son bir haftada savaşın sona ermesine yönelik diplomatik çabaların tamamen ortadan kalkmadığını ancak sahadaki askeri baskının diplomatik ilerlemenin önüne geçtiğini gösteriyor. Rusya'nın cephedeki ilerlemesi ISW'nin verilerine göre yavaş ve kademeli seyrederken, Ukrayna bazı bölgelerde karşı saldırılar düzenliyor ve Rusya'nın gerisindeki stratejik hedeflere yönelik saldırılarını sürdürüyor. Buna karşılık Rusya, Kiev ve diğer Ukrayna şehirlerine yönelik yoğun hava saldırılarıyla baskıyı artırıyor.
Haftanın bir diğer belirgin özelliği ise savaşın coğrafi ve ekonomik etkisinin genişlemesi oldu. Karadeniz'de ticari gemilerin güvenliği, Avrupa'daki olası hibrit saldırılar, Rusya'nın hava sahasındaki riskler, enerji altyapısına yönelik saldırılar ve tahıl ticaretindeki aksamalar, çatışmanın artık yalnızca cephe hattındaki askeri gelişmelerden ibaret olmadığını ortaya koyuyor. Mevcut gelişmeler ışığında, eylül ayının başında savaşın kısa vadede sona ermesinden çok, askeri baskının artırılması ile yeni diplomatik girişimlerin aynı anda yürütüldüğü bir dönem olması bekleniyor. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Çin'in güneyinde bir restoranda çıkan yangında 6 kişi öldü, 3 kişi yaralandı.
Rusya Savunma Bakanlığı, son 24 saatte Harkov Bölgesi’nde 3, Donetsk Halk Cumhuriyeti’nde (DHC) ise bir yerleşimin Rus birliklerinin kontrolüne geçtiğini açıkladı.
İki ABD'li yetkilinin CNN'e verdiği bilgiye göre, ABD ordusu geçen salı günü İran saldırılarını püskürterek 18 milyon varil petrol taşıyan 40 gemiye Hürmüz Boğazı'ndan geçişlerinde eşlik etmeyi başardığı iddia edildi.