Siyonist medya: Netanyahu esirlere karşı işlediği suçlardan dolayı yargılanmalı
İşgal medyası, sözde başbakan Binyamin Netanyahu’nun esir takası anlaşmasını manipüle etme girişimlerine odaklanmaya devam ediyor. Analistler, siyonist hükümetin esirlere yönelik ihmalkârlığının suç teşkil edecek boyutlara ulaştığını vurguluyor.
Siyonist rejim medyası, bu sorumsuzluğun soruşturulması gerektiğini ve sözde hükümetin ihmalinin suç teşkil edecek seviyeye ulaştığını belirtti.
Esir yakınları da Netanyahu’ya güven duymuyor. Esir yakınları, "Netanyahu’nun anlaşmayı bozmasına izin vermek, diğer esirlerin 18 ay daha bu durumda kalması anlamına gelir" diye belirtiyor.
Kanal 13 yorumcusu Raviv Drucker, Netanyahu’nun esir takasının ikinci aşamasına geçilmesi için artan siyasi ve halk baskısıyla karşı karşıya olduğunu söyledi. Ancak Netanyahu’nun müzakereleri manipüle etmeye çalıştığını ve yetkisiz bir heyet göndererek süreci uzattığını belirtti.
Netanyahu'nun bugün (pazartesi) sözde bakanlar kurulu toplantısı öncesinde anlaşmanın ikinci aşamasına ilişkin sınırlı bir değerlendirme yapması bekleniyor.
Maariv gazetesine göre, işgal rejimi esir takası anlaşmasının birinci ve ikinci aşamaları arasında geçiş niteliğinde bir ara dönem oluşturmayı düşünüyor.
Bu ara aşama savaşın sona erdiğinin duyurulmasını içermeyecek ancak esir değişim sürecinin devam etmesini sağlayacak. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Batı Şeria'nın Cenin kentinde siyonist işgalcilerin Filistinlilere ait zeytin ağaçlarını sökmesi, tarım arazilerinin tahrip edilmesi ve bölge halkının toprağıyla bağının koparılmasına yönelik politikayı bir kez daha gözler önüne serdi.
Gazze'nin kuzeyindeki Beyt Lahiya'da bir eve düzenlenen siyonist saldırı, bir ailenin tamamını hayattan kopardı. 12 yaşındaki Lana ile 8 yaşındaki kardeşi Bana, babaları Mümin Abdurrahman Ahmed ve anneleri Hanin Musa Faris Salih ile birlikte şehit oldu.
Mescid-i Aksa'ya baskın düzenleyen onlarca siyonist yerleşimci, işgal polisinin koruması altında Kubbetu's-Sahra'nın karşısında Talmudik ritüeller gerçekleştirdi. Baskın sırasında Müslümanların Aksa'ya girişine de kısıtlamalar getirildi.
Birleşmiş Milletler, Gazze'de temel ihtiyaç malzemelerinin stoklarının yetersiz seviyede olduğunu, yetersiz finansman ve yardım kuruluşlarının stoklarını yenilemesini engelleyen ağır kısıtlamaların insani durumu daha da zorlaştırdığını bildirdi.