Psikolojik Danışman Eseoğlu: Okula uyum sürecinde öğretmen-veli iletişimi önemli
Yaz tatilinin ardından okula dönüş sürecinde çocukların yaşayabileceği kaygı ve uyum sorunlarının doğal olduğunu belirten Uzman Psikolojik Danışman Büşra Nur Kazancı Eseoğlu, çocuğun duygusunu kabul etmenin en önemli kural olduğunu, öğretmen ve velilerin iletişim halinde olmasının uyum sürecini hızlandıracağını ifade etti.
Yeni eğitim öğretim yılı öncesinde çocukların okula uyum sürecine ilişkin İLKHA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Uzman Psikolojik Danışman Büşra Nur Kazancı Eseoğlu, ailelere ve eğitimcilere önemli tavsiyelerde bulundu.
Uyum sürecinin yalnızca çocuk ya da ebeveyn kaynaklı olmadığını belirten Eseoğlu, öğretmenlerin de süreçte önemli rol oynadığını, özellikle okula yeni başlayan çocukların alışma sürecinde ailelerin sabırlı olması, öğretmenlerin de veliler ile iletişim halinde olarak çocukla bağ kurmasının çok önem arz ettiğini söyledi.

Yaz tatili sonrasında çocukların günlük düzenlerinin bozulabildiğini belirten Eseoğlu, biyolojik ritmin bir anda değiştirilemeyeceğini ifade ederek, uyku düzeninin kademeli olarak yeniden oluşturulması gerektiğini hatırlattı.
Eseoğlu, "Biyolojik ritim aslında bir anda değişen bir sistemle çalışmıyor. Yetişkin olarak bizim için de aynı şekilde. O yüzden çocuklarda da 15-20 dakikalık kademeli bir şekilde erken uyandırmaya başlamak, okula başlangıçta işimizi çok çok kolaylaştırır." dedi.
Sabah yaşanan krizlere karşı akşamdan hazırlık
Özellikle okula yeni başlayacak çocuklarda sabah yaşanan telaşın uyum sürecini zorlaştırabildiğini belirten Eseoğlu, ailelerin sabah yaşanabilecek yoğunluğu azaltmak için hazırlıklarını akşamdan tamamlamalarını önerdi.
"2-4 hafta arasındaki uyum sorunları normal"
Çocukların okula başladıktan sonraki 2-4 haftalık sürecin "Uyum Süreci" olarak nitelendirildiğini belirten Eseoğlu, anne-babaların bu süreci bir başarısızlık olarak görmemesi gerektiğini, bu sürecin sabırla yönetilmesi gerektiğini ifade etti.
Çocukların 4 haftayı aşan süreçte hala uyum sağlayamamaları durumunda profesyonel destek alınması gerektiğin söyleyen Eseoğlu, tıkanan noktalarda çocukları çok ittirmenin doğru olmadığını belirtti.

"Çocuğun kaygısını tetikleyen şey belirsizlik ve güvensizlik"
Çocukların okula bırakılırken ebeveynlerin tutumundan da etkilendiğini vurgulayan Eseoğlu, "Çocuğu okula bırakırken çok net, destek veren bir yerden konuşmamız gerekiyor. Bazı aileler, süreci biraz daha dramatize etmeye yatkın olabiliyorlar. Orada da çocuk, 'Evet, demek ki bu zor bir süreç' diye düşünebiliyor. Ebeveynler burada daha sakin, 'Şimdi okul zamanı geldi' diyerek şefkatli bir şekilde çocuğu desteklememiz gerekiyor. Çocuğun kaygısını tetikleyen şey belirsizliktir. Daha yumuşak bir geçiş sağlamak için anne babanın, 'Çıkışta tam seni burada bekliyor olacağım', 'Okul bittiğinde yemeğinizi yiyeceksiniz ve burada seni bekliyor olacağım' gibi rutinleri öngörerek çocuğa yansıtması değerli. Ancak burada en önemli nokta, anne-babaların kendi gözüyle değil çocuğun gözüyle bakmasıdır. Çünkü çocuk ilk defa yabancı bir ortama giriyor ve onun için büyük bir geçiş dönemi yaşanıyor. En önemli kural çocuğun duygusunu kabul etmek ve yanında olduğunu ifade edip hissettirmektir." diye konuştu.
"Çocuklar anne babanın duygularının aynası"
Çocukların anne ve babalarının duygularını aynası olduğunu söyleyen Eseoğlu, "Ben çocuğu okula gönderirken çok kaygılıysam, 'Acaba okul güvenli mi? Öğretmenle anlaşabilecek mi? Arkadaşlarıyla problem yaşayacak mı?' gibi kaygılarla gönderiyorsam çocuk gözlerimden bunu okuyor ve emiyor. O zaman çocukta, 'Evet, okulda bir problem var. Çünkü annemde bunu görebiliyorum' diye düşünür. Onun için anne-babanın kendi duygularını kontrol etmesi çok önemlidir. Tabi ki duyguları düzenlemek bir anda olabilecek bir şey değil ama anne-babanın kendi arasında paslaşması ve daha kaygısız olanın süreçte ön planda olması önemli." şeklinde konuştu.
"Öğretmen-çocuk ilişkisi uyumu kolaylaştırıyor"
Okula yeni başlayan çocuklar için aidiyet ve güven duygusunun büyük önem taşıdığını belirten Eseoğlu, öğretmenlerin ilk olarak gözetmesi gereken şeyin çocuk ile sağlıklı bir bağ kurmak olduğunu söyledi.
Eseoğlu, "öğretmen ile çocuk arasında kurulan sağlıklı ilişki, yıl boyunca sürecin daha kolay geçmesini sağlar. Onun için kuralların çocuklara bir anda aktarılması değil kademeli olarak anlatılması önemlidir. Yeri geldikçe kuralların belki altını çizmek ve uyumu sağlarken oyunlaştırarak uyum sürecini yönetmek değerlidir. Veli ile iletişimde kalmak da çocuğu tanımak anlamında çok kıymetlidir. Bunlar öğretmenin de işini kolaylaştırır. Ancak temelde en önemli olan şey öğretmen ve çocuk arasında kurulan bağdır. Bu bağ sağlam kurulduğunda öğretmen için de çocuk için de çok daha kolay bir yıl kendilerini bekliyor olacaktır." İfadelerini kullandı. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Aile Danışmanı Psikolog Faruk Günaydın, aile kurumunun güçlendirilmesi için gençlerin evliliğini teşvik edecek politikaların geliştirilmesi gerektiğini belirterek, evlilik yaşında yalnızca takvim yaşının değil, bireysel olgunluğun da dikkate alınması gerektiğini söyledi.
İleri Sürüş Teknikleri Uzmanı Selçuk Dedeoğlu, uzun yolculuklarda en sık rastlanan sorunun yol hipnozu olduğunu, güvenli bir yolculuk için iyi bir uyku çekmek ile birlikte yolculuk esnasında 2-3 saate bir mutlaka mola verilmesi gerektiğini ifade etti.
Gazze'ye destek eylemleri kapsamında yürütülen bir soruşturma nedeniyle imza vermek için Adana'daki Şehit Mustafa Sarı Polis Merkezi Amirliği'ne gittiğini belirten emekli edebiyat öğretmeni Fevziye Şenoğlu, fotoğraf işlemi sırasında başörtüsünü açması yönünde baskıyla karşılaştığını iddia etti.