Elektrik dağıtım şirketlerinin ağırlama masraflarının faturaya yansımasına halktan tepki
Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun elektrik dağıtım şirketlerinin temsil ve ağırlama masraflarının vatandaşlardan temin edileceği yönündeki açıklamasına halktan tepkiler devam ediyor.
Pandemi sürecinde ciddi anlamda mağdur olan ve geçim derdine düşen vatandaş ne yapacağını bilemez bir halde iken daha önce yaptıkları zam ve aldıkları haksız bedellerle tepki çeken elektrik dağıtım şirketlerinin temsil ve ağırlama masraflarını da vatandaşın cebinden karşılanacağı kararı, halkın tepkisine neden oldu.
Alınan karara ilişkin İLKHA muhabirine konuşan vatandaşlar, kararın doğru olmadığını, vatandaşın zaten geçinemediğini, bu tür haksız kazancın önüne geçilmesi, halktan alınan vergilere bir sınırlama getirilmesi gerektiğini söylediler.
Saim Erdemöz
"Vergi oranları çok yüksek"
Kullandığı enerjinin 2 kat fazlasını ödediğini söyleyen Saim Erdemöz, "Normal faturalara zaten 2 kat ödeme yapıyoruz. Mesela 70 liralık fatura 140 lira geliyor. Aşağı yukarı yüzde 50 fazla ödeme yapıyoruz. Adaletli bir durum değil, vergilerin düzeltilmesi gerekiyor. Özelleştirmeden kaynaklı alınan vergiler çok yüksek. Önceden devlet neyi ön görüyorsa o oluyordu. O zaman devlete ait Türkiye Elektrik Kurumu vardı. Vergi oranlarını devlet belirliyordu. Şimdi oranlar uçmuş gidiyor. Özel sektör ne belirlerse o oluyor. Harcasan da harcamasan da yüksek bedeller faturaya yansıyor. Adil düzeni arıyorsak maalesef o düzen günümüzde ölmüş." dedi.
Ferdi Özenç
"Her şeyin acısını halktan çıkarıyorlar"
EPDK tarafından alınan kararı şaşkınlıkla karşılayan Ferdi Özenç ise her şeyin acısının halktan çıkarıldığını vurgulayarak, "Bir donumuz kaldı almadıkları onu da alsınlar ne diyelim artık. Telefon faturalarını da ödeyelim müdürlerinin falan. Her şeyin acısını halktan çıkarıyorlar zaten." diye konuştu.
Rıza Sağdıç
"Hep sömürü hep sömürü nereye kadar sömürecekler?"
Halkın hep sömürülen taraf olduğunu belirten Rıza Sağdıç, "Yanlış bir karar. Bu ülkeye ve insanlarına yazık, ne diyelim. Gariban ne yapsın, söyleyecek bir şey yok, her şey ortada. Hep sömürü hep sömürü, nereye kadar sömürecekler?" şeklinde konuştu.
Zeynel
"Önce halka sahip çıkılmalı"
Şirketlerin aldığı kararı kabul etmediklerini söyleyen Zeynel isimli vatandaş da "Millet mağdur ve öksüzdür. İşler de yok. Ben faturalarımı ödeyemiyorum. Cumhurbaşkanı halkına bir sorsun neler yaşıyor? Ne yiyor, ne içiyor. Bunları bir sorsun, bir araştırsın. Önce milletine sahip çık, yardım et, yemek ver. Önce bu pahalılığı, bu ıstırabı, bu çileyi vatandaşlarının üzerinden kaldır. Ancak birbirlerine küfredip kızıyorlar. Böyle bir şey olmaz." dedi.
Fatih Coşkun
"Bir okuma bedeli 40 TL olmamalı"
Vatandaşlardan Fatih Coşkun ise "Okuma bedeli de vatandaştan alınıyor. 40-50 lira okuma bedeli var. Taksiyle mi fatura okumaya geliyorlar? Bir görevli 10 hane gezse 400 TL para yapıyor. Geriye kalan para cebe. Bir okuma bedeli 40 TL olmamalı. Bir de kendi masraflarını da vatandaşın sırtına yıktılar. Vatandaş ne yapsın?" ifadelerini kullandı. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Siirt'te Kurtalan Caddesi üzerinde bulunan bölgede sık sık kaza yaşandığını belirten vatandaşlar, yayalar ve araçlar için daha güvenli bir trafik düzenlemesi yapılmasını istedi.
Emekli Hâkim ve Savcı Nusret Çiçek, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin yaptığı değerlendirmede, kalıcı barışın yalnızca güvenlik politikalarıyla değil, İslami kardeşlik anlayışını esas alan bir eğitim seferberliğiyle mümkün olacağını söyledi. Çiçek, "Terörü doğru tanımlamak ve halkı PKK'dan ayırmak gerekir." dedi.
Yaz tatilinin ardından okula dönüş sürecinde çocukların yaşayabileceği kaygı ve uyum sorunlarının doğal olduğunu belirten Uzman Psikolojik Danışman Büşra Nur Kazancı Eseoğlu, çocuğun duygusunu kabul etmenin en önemli kural olduğunu, öğretmen ve velilerin iletişim halinde olmasının uyum sürecini hızlandıracağını ifade etti.
Aile Danışmanı Psikolog Faruk Günaydın, aile kurumunun güçlendirilmesi için gençlerin evliliğini teşvik edecek politikaların geliştirilmesi gerektiğini belirterek, evlilik yaşında yalnızca takvim yaşının değil, bireysel olgunluğun da dikkate alınması gerektiğini söyledi.