Covid-19 nedeniyle zor günler geçiren küçük esnaf destek bekliyor
7 aydır Coronavirus nedeniyle satış yapamadıklarını, çoğu zaman dükkânlarını siftahsız kapattıklarını ve iflasın eşiğine geldiklerini dile getiren küçük esnaf, destek bekliyor.
Salgın tedbirlerinin artırılmasının ardından birçok sektör adeta durma noktasına gelirken, virüsün en çok etkilediği kesimlerin başında ise küçük esnaf geliyor. Yaklaşık 7 aydır virüs nedeniyle satış yapamamaktan yakınan esnaf, çoğu zaman dükkânlarını siftahsız kapattığını ifade ediyor.
Covid-19 sürecinde birçok insanın çocuklarının günlük ihtiyaçlarının karşılayabilmek için ev eşyasını sattığını dile getiren 2'nci el beyaz eşya satıcısı Cemal Çakır, okulların kapalı olmasından dolayı öğrenci kesiminin gelmediğini bu nedenle de birçok eşyanın ellerinde kaldığını söyledi.
Çakır, “Spot ve ikinci el beyaz eşya üzerine çalışmaktayım, bu pandemi sürecinde işlerimiz tamamıyla durdu. Özellikle okulların kapalı olması nedeniyle öğrencilerin ve tayinci memur kesimi dediğimiz gurubun gelememesi işlerimizi olumsuz etkiledi. Bu süreçte tanıdığım öyle aileler var ki nafakasını çıkarabilmek için altındaki halısını, buzdolabını satanları biliyorum. Çocuklarının günlük ihtiyaçlarının alabilmek için eşyalarını satıyorlar. Bizler de bu eşyaları aldık ve stokladık. Pandemi sürecinde işler kesat olduğu için sinek avlıyoruz. Bir tek ben değil, bütün esnaf aynı durumda." dedi.
"Küçük esnaf için acil bir önlem alınması gerekiyor"
Siirt’teki yetkililerin sadece bir kesimin halinden haberdar olduklarını ve özellikle küçük esnafın dert ve sıkıntılarını sormadıklarını dile getiren Çakır, esnafın içler acısı halini şu sözlerle özetledi: “Bir tek ben değil bütün esnaf çok zor durumda, halimize bakacak olsanız bütün esnaf şu anda yoğun bakımda, milletvekilleri, il başkanları esnafların arasında bir dolaşsınlar, bir görüşsünler, esnafın durumu nasıldır, ne sıkıntıları var? Ama kendi kılıflarına çekilmiş, sadece bir kesime hitap ediyorlar. Küçük esnafın bir sesini duysunlar, onların da bir görüşlerini alsınlar. Esnaf olarak biz İçler acısı bir durumdayız. Küçük esnaflar için acil bir önlem alınması gerekiyor. Bizleri arayan, soran, derdimizi dinleyen kimse yok."

"İşlerimiz kötü olsa da Allah'a şükrediyorum, rızkımdan memnunum"
37 yıldır ayakkabı tamirciliği yaparak 6 çocuk büyüttüğünü ifade eden Yakup Dayan, Covid-19 salgını sürecinde işlerinin çok düştüğünü, bazen siftahsız eve döndüğünü ama yine de rızkına razı olduğunu belirtti.
Dayan, “37 yıl boyunca ayakkabı tamirciliği yaptım, 6 nüfusum var, bu işten ekmeğimi kazanıyorum. Doğruyu konuşacak olursak bazen iş var, bazen de iş yok her şey nasip meselesi. Covid-19 salgınından önce iş oluyordu şimdi ise millet gelip oturmaktan korkuyor. Bundan dolayı işler durdu. Bu şekilde ekmeğimizi de çıkarsak şükrediyoruz. Hastalıktan önce müşteriler daha fazla geliyordu, oturup çay içiyor, sohbet ediyorduk, işlerimiz çok oluyordu ama şimdi hastalık var, millet korkuyor. Yine de elhamdülillah, rızkımdan memnunum ve Allah'a şükrediyorum." ifadelerini kullandı.

"İnsanların büyük çoğunluğu büyük alışveriş merkezlerini tercih ediyor"
İnsanların büyük çoğunluğunun büyük alışveriş merkezlerini tercih ettiğini ifade eden Mehmet Tetik, kimsenin küçük esnafın halini sormadığını söyledi.
Tetik "20 yıldır esnaflık yapıyorum, işlerimiz gün geçtikçe düşüyor. Vatandaşlar büyük marketlerden alışveriş yapıyor. Kiramızı, vergimizi ödeyemiyoruz. Çok mağduruz, bize bir çare bulmaları gerekiyor. Hastalık nedeni ile işlerimiz tamamen düştü, insanlara fazla alışveriş te yapmıyor. Devletten destek bekliyoruz, çaresiziz. İnsanların birçoğunun kredi kartı var, bu nedenle büyük alışveriş merkezlerine giderek alışveriş yapıyorlar. Kimse gelip halimizi sormuyor." şeklinde konuştu. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Geçtiğimiz günlerde böcek ilaçlamasının ardından zehirlendiği iddia edilen 9 yaşındaki bir çocuğun hayatını kaybetmesi, ev ve apartmanlarda yapılan ilaçlamaların güvenliğini yeniden gündeme getirdi.
Sosyal medyada daha fazla izlenme, beğeni ve yorum alma isteğini özellikle çocuk ve ergenleri sınırlarını zorlayan davranışlara yöneltebildiğini belirten uzmanlar, sosyal medyadaki “sosyal kanıt” etkisinin tehlikeli davranışları bile normalleştirebildiğine dikkat çekti.
Aşırı sıcakların özellikle kalp hastaları için ciddi risk oluşturduğunu, sıcaklık artışıyla birlikte kalp krizi, ritim bozukluğu ve ani ölüm riskinin artabileceğini söyleyen Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Hasan Pekdemir, kalp hastalarının sıcak havalarda daha dikkatli olması gerektiğini belirtti.
Yaz aylarında ve rüzgarlı havalarda artan polen yoğunluğunun alerjik reaksiyonları tetiklediğini belirten Dermatoloji Uzmanı Doktor Nurana Karimova, uzun süren burun akıntısı, hapşırma, gözlerde kızarıklık ve sulanma gibi belirtilerin soğuk algınlığıyla karıştırılmaması gerektiğini belirtti.