Doğru bir şekilde yapılmayan diyabet tedavisi felç ve kalp krizine yol açabiliyor
Uzmanlar, kötü beslenme alışkanlıkları ve hareketsiz yaşam tarzının, başta obezite ve diyabet (şeker hastalığı) olmak üzere birçok hastalığa yol açabileceği konusunda uyarıda bulunuyor.
Dünyada görülme sıklığı her geçen gün artan diyabet hastalığı ile mücadele eden kişi sayısının 2045 yılında 630 milyona çıkması bekleniyor. Türkiye’de ise diyabet toplumun yüzde 15,7’sinde görülüyor.
Diyabetin artmasında beslenme alışkanlıklarının ve yaşam tarzının önemli rolü olduğunu vurgulayan uzmanlar, diyabetin vücutta pankreas adı verilen salgı bezinin insülin hormonu üretememesi sonucu gelişen ve ömür boyu süren bir hastalık olduğuna dikkat çekiyor.
19-25 Eylül ‘Dünya Şeker Tüketimine Dikkat Haftası’ ile ilgili İLKHA muhabirine konuşan Diyetisyen Zülal Mutlu, diyabet ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.
“Türkiye’de diyabet tanısı alan yaklaşık 7 milyon kişi bulunuyor”
Diyabetin, pankreas tarafından üretilen İnsülinin yeterince üretilmemesi veya vücut tarafından yeterince kullanılmaması ile ilgili ortaya çıkan bir hastalık olduğunu belirten Mutlu,“Eğer kişi tedavisini ve beslenme şeklini uygun bir şekilde devam ettiremezse, bu durum diyabet hastalığı, daha sonrasında felç ve kalp krizi gibi kalp damar sağlığı ile ilgili hastalıklara yol açacaaktır. Diyabet için kan şekeri sınırları tokluk kan şekeri için besin alımından sonraki iki saat için yüzde 40’ın altında, açlık kan şekeri için yüzde 20’nin altında olması gerekir. Diyabet; sık sık idrara çıkmak, aşırı ağız kuruluğu, halsizlik ve yorgunluk gibi aşırı acıkmalarla birlikte kendisini gösterebilir. Türkiye’de diyabet tanısı konulan yaklaşık olarak 7 milyon insan bulunmaktadır.” dedi.
“Beslenmemizde yağ ve hayvansal kaynaklı proteinleri azaltmak gerekir”
Şeker hastalığının Türkiye nüfusunun yaklaşık olarak yüzde 15’ine denk gelmekte olduğunu belirten Mutlu, “Türkiye, Avrupa'da diyabet konusunda birinci sırada yer almaktadır. Genel olarak beslenme önerilerinin başında gün içerisinde üç ana ve ara olmak üzere toplamda altı öğün beslenme bulunmaktadır. Beslenmemizde yağı ve hayvansal kaynaklı proteinleri bir tık azaltmak bunun yerine sebzeleri eklemek daha iyi olacaktır. Diyabet hastalarının kafasını karıştıran konulardan bir tanesi de meyve tüketimidir. Meyvelerin içerisinde fazlaca şeker olduğundan diyabet hastalarının bundan korkması normaldir. Tip2 diyabet hastalarının düşük endeksli besinlerle beslenmesi daha uygundur.” diye konuştu. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Çocuklarda dil gelişimi konusunda değerlendirmelerde bulunan Dil ve Konuşma Terapisti Dicle Ezgi Onavcı, çocukların dil gelişiminde bireysel farklılıkların normal olduğunu ancak bazı belirtilerin gelişimsel gecikmeye işaret edebileceğini belirtti.
Yaklaşık 36 yıldır diş protez sektöründe çalışan diş protez teknisyeni Ahmet Tuncay, laboratuvarlarda protezlerin hazırlanma sürecinden sektördeki teknolojik dönüşüme kadar merak edilenleri anlattı.
Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Alperen Aydeniz, koltuk altı, kasık ve meme altında tekrarlayan ağrılı şişlik ve apselerin Hidradenitis Süpürativa'nın (HS) belirtisi olabileceğini belirterek erken tanı ve tedavinin önemine dikkat çekti.
İlaçların doktor önerisi doğrultusunda, belirtilen doz ve saatlerde kullanılması gerektiğini belirten eczane teknisyeni Şeneser Demirel, yanlış veya gereğinden fazla ilaç kullanımının çeşitli yan etkilere yol açabileceğini belirterek, vatandaşlara ilaç kullanmadan önce doktor veya eczacıya danışmaları çağrısında bulundu.