Yaz mevsiminin vazgeçilmezi meyan şerbeti
Diyarbakır’ın hemen hemen her köşesinde rastlanabilen ve birçok hastalığa iyi geldiği bilinen meyan şerbeti sıcakların artmasıyla vatandaşların en çok tercih ettiği içecekler arasında yerini aldı.
Meyan şerbeti satıcıları, 7'den 70'e herkesin bu içeceği rahatlıkla tüketebileceğini belirterek başta mide ve böbrek hastaları olmak üzere birçok hastalığa iyi geldiğini ifade ediyor.
Meyan şerbetinin Diyarbakır ile özdeşleştiğine dikkat çeken şerbetçiler, kentin tarihini, kültürünü ve değerlerini yansıttığını belirtti.
Şerbetçiler, baba mesleğini yıllardır devam ettirdiklerini belirterek her yıl ilkbahar döneminde çay önünde topladıkları meyan kökleri ile hazır hale getirdikleri şerbet ile vatandaşlara hizmet etmeye devam edeceklerini söyledi.
"Meyan kökü Diyarbakır, Batman ve Bismil gibi yerlerde çay önünde yetişiyor"
Meyan şerbetinin meyan kökü bitkisinden elde edildiğini belirten Şerbetçi Yılmaz Pala, "Meyan kökü Diyarbakır, Batman ve Bismil gibi yerlerde çay önünde yetişiyor. Bu kökü ilkbaharda toplayıp eve getiriyoruz. Eve getirdikten sonra çekiç ile ezip hazır hale getiriyoruz. Daha sonra işe çıktığımız günlerin sabahında hazır hale getirdiğimiz meyan bitkilerini güzelce yıkayıp şerbet haline getiriyoruz." dedi.
"Meyan şerbeti aç karna tüketildiğinde vücuda ve sağlığa çok faydalıdır"
Meyan şerbetinin sağlığa çok faydalı olduğunu belirten Pala, "Meyan şerbeti aç karna tüketildiğinde vücuda ve sağlığa çok faydalıdır. Özellikle mide ve böbrek hastaları için şifa kaynağıdır. Örneğin; ben meyan şerbetini tüketip böbrek taşını düşüren birçok kişiye şahit oldum. Ayrıca sabah aç karna tüketildiği vakit bağırsaklara da çok faydalıdır." ifadelerini kullandı.
"Meyan şerbeti Diyarbakır’ın tarihini yansıtıyor"
Meyan şerbetinin Diyarbakır’ın kültürünü yansıttığını belirten Pala, "Bu şerbet Diyarbakır’da vazgeçilmez bir şeydir. Meyan şerbeti Diyarbakır’ın tarihini yansıtıyor. Turistler Diyarbakır’a gelince bu şerbeti tatmadan gitmiyor. Çok da memnun kalıyorlar." şeklinde konuştu.
"Çay önünde topladığımız meyan kökünü hazır hale getirip müşterilerimize sunuyoruz"
Yıllardır baba mesleğini sürdürdüğünü belirten Şerbetçi Seyfettin Batıbay, "Meyan şerbeti Allah’ın bize sunduğu meyan kökü nimetinden yapılıyor. Çay kenarında kumluk alanda yetişen bu kökü topluyoruz. Eve getirip sert bir madde ile eziyoruz. Daha sonra hazır hale getirip müşterilerimize sunuyoruz." diye belirtti.
"Mide, böbrek ve bağırsaklara çok iyi geliyor"
Meyan şerbetinin faydalarını saymakla bitmediğini belirten Batıbay, "Mide, böbrek ve bağırsaklara çok iyi geliyor. Aç karna tüketildiği zaman mideyi rahatlatıyor ve böbreklerdeki taşların düşmesine sebep oluyor. Bu şerbet şifa deposudur. Yöresel kıyafetlerimizi giyerek satışını yaptığımız meyan şerbeti kentimizin tarihini yansıtıyor. Nasıl ki karpuz Diyarbakır’ı tanıtıp simgeliyorsa meyan şerbeti de aynı görevi görüyor." ifadelerini kullandı. (İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Alperen Aydeniz, koltuk altı, kasık ve meme altında tekrarlayan ağrılı şişlik ve apselerin Hidradenitis Süpürativa'nın (HS) belirtisi olabileceğini belirterek erken tanı ve tedavinin önemine dikkat çekti.
İlaçların doktor önerisi doğrultusunda, belirtilen doz ve saatlerde kullanılması gerektiğini belirten eczane teknisyeni Şeneser Demirel, yanlış veya gereğinden fazla ilaç kullanımının çeşitli yan etkilere yol açabileceğini belirterek, vatandaşlara ilaç kullanmadan önce doktor veya eczacıya danışmaları çağrısında bulundu.
Beyaz önlük giyme töreninde konuşan İnönü Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Özer, hekimliğin yalnızca bir meslek ya da kariyer değil, insanlığa hizmet ve büyük bir sorumluluk olduğunu ifade etti.
Şanlıurfa'nın Haliliye ilçesindeki Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi Cerrahi ERCP ünitesinde, standart yöntemlerle çıkarılamayan büyük ve safra kanalına yerleşmiş taşların tedavisinde Elektrohidrolik Litotripsi (EHL) yöntemi uygulanmaya başlandı.