"Siyonist’in emellerini gerçekleştirmek için uygulamayacağı terör yoktur"
HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Yavuz, Siyonistlerin, şeytani emellerini gerçekleştirmek için uygulamayacağı terörün olmadığına dikkat çekerek Müslümanların, ihtilafı bir kenara bırakıp Siyonizm'e karşı birleşmesi gerektiğini belirtti.
HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Yavuz, "Siyonist’in ne yapmaya çalıştığını görelim. Bahsettiğimiz şeytani emellerini gerçekleştirmek için yapmayacağı bir psikopatlık, uygulamayacağı terör, ortaya çıkarmayacağı savaş, icat etmeyeceği örgüt yoktur." dedi.
Bir dizi temaslarda bulunmak üzere Van’a gelen HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı Yavuz, Van İl Başkanlığı’nda partililerle görüşerek gündeme yönelik bir seminer verdi.
Yavuz, Mescid-i Aksa'nın ibadete kapatılıp, Müslümanların Siyonistler tarafından katledilmesine tepki gösterdi.
Yavuz, son zamanlarda özellikle içinde bulunduğumuz coğrafyanın çok ağır şartlardan geçtiğini belirterek, “Hem içerde hem de dışarıda çok ciddi sıkıntılarımız var. Gündemde Mescid-i Aksa ve Kudüs var. Mescid-i Aksa ve Kudüs Müslümanlar açısından itîkâdî bir meseledir. Şu anda Siyonizm dünyayı yönetiyor. Amerika ve İngiltere diye bir devlet yoktur. Siyonizm vardır ve o ülkeleri idare eden bir güç vardır. Bu gücün adı da Siyonizm’dir.” dedi.
“Süleyman Mabedi siyasi ve dini olmak üzere iki önemli özelliğe sahiptir”
Siyonist çetelerin Mescid-i Aksa’yı kapatma nedenlerine dikkat çeken Yavuz, "Siyonistler dünyanın cennetleri olan San Francisco'nun sahillerini, 5 yıldızlı otellerini tripleks, dubleks villalarını bırakıp da neden denizin 150 metre altında yaşamak istiyorlar? İşte, bütün mesele budur. Bunu çözersek bölgemizde meydana gelen olayların ne anlama geldiğini anlarız. Süleyman Mabedi onlar açısından siyasi ve dini olmak üzere iki önemli özelliğe sahiptir. Dini olarak milattan sonra 70 yılından bu yana Siyonistler kurban ibadeti yapamıyorlar. Çünkü kurban ibadeti ancak Hz. Süleyman Mabedinde gerçekleşir. Süleyman Mabedinde güneşin ilk ışıklarıyla, son ışıklarında birer kurban keserler. Şu an bu mabedin olmayışından dolayı sinagoglar yoluyla geçici çözüm elde etmişler. Yeryüzünde ne kadar sinagog varsa tamamının yüzü Süleyman Mabedine dönüktür. Burası da Sion Tepesi dedikleri tepenin altındadır. Yani Mescid-i Aksa’nın ta altındadır.” diye konuştu.
Mescid-i Aksa’nın altında bulunan Sion Tepesi’nde kurban ibadetini yapan Siyonistlerin, 2 bin yıldır bu ibadeti yapamamanın hasretiyle yandıklarını ifade eden Yavuz, bu yüzden Mescid-i Aksa’yı her fırsatta kapatmak istediklerini söyledi.
"Bir Siyonist asker giriş yaptığı zaman kıyametler kopardı"
Yavuz, “Mescid-i Aksa’yı neden her fırsatta kapatmak istiyorlar, detektörler koyuyorlar? Bundan 20 yıl önce tek bir Siyonist asker giriş yaptığı zaman kıyametler kopardı. Şimdi askerler giriyor ve kardeşlerimizi şehit de ediyorlar. İffet sahibi bacılarımız öne atılıyor, onların tesettürlerinden, saçlarından tutarak sürükleyip dışarı atıyorlar. Kim sahip çıkacak? Bunun karşısında kim nasıl tedbir geliştirecek? Siyasi açıdan ise başrahiplik veya baş kâhinlik müessesini yine aynı mabede hayata geçirip siyon birliğini tesis etmek istiyorlar. Başrahip ayinleri sadece ve sadece orada yönetilir. Bu da siyasi birliği temsil ediyor.” şeklinde konuştu.
“Bu tuzağı fark etmek çok büyük feraset istiyor”
Siyonistlerin, İslam âleminin kalbi mesabesindeki yerlerde iç savaşların başlaması ve var olanların da kızışmasını, sonu belirsiz intikam savaşlarının her yerde sürmesini istemelerinin sebebinin bu emellerine ulaşmak olduğunu söyleyen Yavuz, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Süleyman Mabedini ortaya çıkaracakları güne dair haberler kulağımıza geliyor. O gün dünya imparatorluklarını ilan edecekler. Sion dünyanın merkezidir, Mescid-i Aksa’nın üzerinde bulunduğu o tepe onlara göre dünyanın merkezidir ve dünyanın etrafı Nil ile Sion Tepesi’nin etrafındaki Nil ile Fırat arasındaki topraklardır. Bu da büyük İsrail devletidir. İşte Suriye’de, Orta Doğu’da, İslam coğrafyasında, Musul’da, Ninova şehrinde savaşın yoğunlaşmasının sebebi budur. Bunun arkasında Siyonist Yahudi vardır. Bu tuzağı fark etmek çok büyük feraset istiyor. Biz HÜDA PAR olarak 7 yıldan beridir Suriye’de meydana gelen savaş başta olmak üzere coğrafyamızda yerel haklılıkların sırtına bindirilerek İslam Alemi’ni kaosla teslim alma planlarına dikkat çekmeksizin esas nedeni budur. Bugün bu hem Suriye’nin hem başka İslam beldelerinin hem de Kudüs’ün yaşadığı acı budur. Bunu öngördük ve çok zor zamanlarda bu hakikatleri haykırarak tarihe not düştük!” şeklinde konuştu.
“Hakkı biliyor hakkı söylüyoruz”
HÜDA PAR olarak hakkı bildiklerini ve hakkı söylediklerini kaydeden Yavuz, “Hiçbir kınayıcının kınamasından korkmadan hakkı söylemeye devam edeceğiz. Çünkü hakkı biliyor hakkı söylüyoruz. Siyonist’in ne yapmaya çalıştığını görelim. Bahsettiğimiz şeytani emellerini gerçekleştirmek için yapmayacağı bir psikopatlık, uygulamayacağı terör, ortaya çıkarmayacağı savaş, icat etmeyeceği örgüt yoktur. Saldırılar daha da şiddetlenecek. Bütün bunlar karşısında topyekûn İslam dünyasının her türlü ihtilafı bir kenara koyarak en azından erteleyerek bütün unsurlarıyla ve bütün imkânlarını kullanarak seferber olması gerekiyor." dedi. (Yılmaz Sönmez-İLKHA)
YASAL UYARI: Yayınlanan yazılı haber, fotoğraf ve videonun tüm hakları İlke Haber Ajansı Basın Yayın San. Tic. A.Ş.'ye aittir. Hiçbir surette haber, fotoğraf ve videonun tamamı veya bir kısmı yazılı sözleşme yapılmadan veya abone olmadan kullanılamaz.
İstanbul'da yaş sebze ve meyve piyasasında fahiş fiyat uygulandığı iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 40 dağıtıcı firma yöneticisinin tamamı tutuklandı. Soruşturmada, ürünlerin gerçek alış fiyatının yüksek gösterilmesi, arzın düşük gösterilmesi ve tedarik zincirinin gereksiz yere uzatılması gibi yöntemlerle fiyatların yukarı yönlü manipüle edildiği tespitine yer verildi.
Samsun İl Emniyet Müdürü Ahmet Arıbaş, Cumhurbaşkanlığı Atama Kararı ile İzmir İl Emniyet Müdürü olarak görevlendirildi.
Geçtiğimiz günlerde Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde "hasta mahremiyeti" kapsamında hemcinsleri tarafından muayene edilmeyi talep eden kadın hastaya, "beyaz kod" uygulanmasına tepki gösteren aile, hasta mahremiyeti konusunda gerekli hassasiyetin gösterilmesini istedi.
Mersin Aile Platformu Başkanı Said Yılmaz, cinsel sapkın grupların bütün taarruzunu sosyal ve dijital ortamlarda gerçekleştirdiğine dikkat çekerek, cinsel sapkınlıkların dijital mecraların yanı sıra sinema, moda, sanat ve spor gibi alanlarda da yer aldığını belirtti.